Aslında yazıya her yerde karşımıza çıkan klişe bir söz ile başlamak istiyorum. “Türkiyede eğitim sisteminin iki sorunu var. Eğitim ve Sistem.” Bu söz sosyal medyada hep karşılaştığımız ve acınacak halimize güldüğümüz bir durumun özetidir.
Eğitimin arttırılmasına yönelik yapılan çalışmaların devletçe değil şahıslarca olması başlı başına bir sorundur. Ardı ardınca değişen Milli Eğitim Bakanlarının kendi eğitim sistemini oluşturması ve bu sistemlerin yerine oturmadan bakanlığın devredilmesi eğitim sisteminin devletçe değil bireysel olduğunu gösterir. Son zamanlarda her nesil farklı bir sınav sistemine tabi tutuldu. Ardı ardınca değişen sistem eğitimi acemilikten ustalığa taşıyamıyor.
Sadece bu olsa şükredecek konumdayız. Ama sadece bu değil. Lise çağına gelen bazı çocukların hala okuma yazma bilmemesi, bunda yetersiz olması eğitim sisteminin bir sistem dâhilinde olmadığını gösterir. Aslında bakıldığında basit bir düzleme oturtulmuş. Öğrenciye ders verilir ve belli sürelerde bu dersleri edinmiş mi yoksa edinememiş mi ? diye bir sınava tabii tutulur. Ama gel gelelim ki sınav sonucu başarılı ama öğrenci başarılı değil.
İlkokul öğrencisi okuma yazma ve sosyal becerileri kazanma evresidir. Ortaokul evresinde öğrenci artık anlama ve anlamlandırma evresindedir. Lise öğrencisi edindiği bilgileri sistemli bir şekilde ayırt etme ve gerektiğinde kullanma evresinde olmalı. Üniversite evresi ise edinebilecek tüm bilgilerin toplanması ve kişinin üretkenlik gösterme evresidir. Yani bir nevi zirvedir.
Bunlar sadece öğretmenlerle veya eğitim sistemiyle olacak şeyler değil. Kişinin kendisi ve onu etkileyen çevresiyle mümkündür. Evet en büyük kusur belli bir sistemde dikiş tutturamayan eğitim sistemimizdedir. Ama hangi anne baba çocuğunun eğitim durumuyla tamamen alakadar oluyor ki.
Lise öğrencisinin okuma yazma güçlüğü çekmesi ülkenin ortasına bir atam bombası düşmesi kadar hazindir. Liseye kadar öğrenemediği o okuma ve yazma becerisi o günden sonra onun öğrenimini zorlaştırmaktadır.
Veli; Arapça bir kelime ve anlamı “Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışından sorumlu kimse” anlamına gelir. Bu kelimenin bizdeki anlamı ise; “ Çocuğu okula yazdıran, her türlü parasal ihtiyacını karşılayan, gerektiğinde döven.” Size gülünç gelebilir ama ülkedeki veli profilinden çıkarılabilecek anlam bundan ileriye gitmez.
Okul öğrenimin bir yüzüdür. Oysa öğrenimin öteki yüzü vardır. Aile öğrencinin öğrenimini etkileyen öteki yüzüdür.
Faruk Günbat Tüm Yazıları