Menü

Batman Yön Gazetesi

Geri Dön

Faruk Günbat:
ÇAYDAN MUHABBETLER

22 Nisan 2018, 11:04

Çay, aşkın ve merhametin gözyaşıdır.

Çay, huzurun mabedinde bir damladır.

İlk buluştuğumuzda oturduğumuz o konforsuz masaya oturdum.
Sen nerdesin ?

+ Garson tek misin dedi.
- Bekliyorum dedim. (suskun ve utangaç bir çaresizlikle) 

Bu bekleyiş dipsiz bir kuyunun karanlığını anımsattı. Kendi karanlığına hapsolmuş bir mahkûm çaresizliğiyle kendi içinde volta atmakla meşgul bir adam. Aile çay bahçelerinde işgal edilen masaların tek suçlusu gibi çaresiz. 

İki çay istedim. Sen gel diye istedim.

Gelip gidişlerine ara verdiğin bu metruk zamanlarda içimde sana bin bir çeşit öfke biriktirdim. Gel diye biriktirdiğim şu biçare aşkın karşında dimdik duran bir öfke var artık. Bir çığ gibi yükselen, yükseldikçe aşkın heybetini sarsan bir öfkedir içimde yer edinen.

İçimdeki aşk bir çay içimlik huzura ihtiyaç duyuyorken, yokluğun öfkemi törpülüyor. Hatıralarım siliniyor hafızamdan. Sana dair güzel şeyler öfkemin altında can veriyor. Beraber içtiğimiz çayın hatırı olmasa şu bendeki aşkı tutamazdım içimde.

Ben seni sevmeye direndikçe sen bir bir kapatıyorsun kapıları. Kapılar bir bir yüzüme kapandıkça öfke topluyorum alnımdan boşalan terler içinde.

Masadaki çay soğudu.
Garson bütün masalardan boşları topladı.
Benim masadan doluları.

Bekleyen her şey soğuyormuş.

Sonra üzgün üzgün bakmakla yetindim karşımdaki boşluğa. Şairin dediği gibi:
"Dedim Belki De Bir Yere Üzgün Üzgün Bakmaktır Dünya "

Garson üzgün üzgün bana baktı. Ben üzgün üzgün sensizliğe.
Garsona çay dedim yutkunarak.
“Bir çay...”
(Bir çay demenin ezikliği ile yutkundum. Bu yutkunma boğazımı kesen bir hançer gibi.) 

Masaya bir çay geldi.
Ben masada değildim.
Çay...
Masa...
Garson...
Sen...

Ayaklarım karanlığın sonsuzluğunda, aklım masada ellerinle buluşamayan çayda, yüreğim çare bilmez yolların sana çıkmasında ve dilimde şairin son şiirinde.

VEDA

Bir vedayı ıslatıyordu gözlerimiz
Gönüllerde veda etmeye cesaret bulunamazken
Gözyaşlarına el sallıyorduk
Çünkü her gözyaşı
Bir hatıraya can veriyordu…
Yılların birikintisini
O ilk buluşma yerinde bırakarak
Düştük yollara
Cam kenarı yolculuklarda
Gözlerin buğusuna karışan görüntüler
Atilla İlhan dizelerinde buluşturuyor gönüllerimizi
“Hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın…
”
Farklı iklimlerde nefes alsak bile
Hatıralarda hep aynı iklimin mutluluğu ile
Anacağız birbirimizi…

 

Faruk Günbat Tüm Yazıları

© 2026 - Batman Yön Gazetesi

Normal Siteye Dön