Menü

Batman Yön Gazetesi

Geri Dön

Faruk Günbat:
ÇAYDAN MUHABBETLER 2

26 Nisan 2018, 10:59

Eskiden bir sohbetin iki ucundan tutardık, çay tadında bir cennet nazarıyla... Şimdi bütün sohbetler siyasetin pençesinde kana bulanmakta. Biz sizinle eskilerde olduğu gibi kandan uzak tertemiz muhabbetlere yolculuğa çıkalım.

Huzur dendiğinde akla gelen bir fotoğraf vardır; “Hiç kimsenin beklide görmediği ama hal ettiği bir bağ evi, sobanın üstünde buharı tüten bir çay, köşede beyhude yanan bir şömine, duvarda sanki okunmuş gibi dağınık duran kitap vesaire…” bunlar huzur denince akla gelen bir fotoğraf. Bu fotoğrafın devamı şöyle;” sevdiceğinle şömine karşısında oturup çayı yudumlamak ve kitaplardan bölümler okumak.
“Çayın muhabbetle arası iyidir.” Sosyal medya uzmanları (medya uzmanları dediysem alanında uzman olduğundan değil, paylaşmayı sevdiğinden.) Şimdi bir çay içimlik muhabbeti bölüşmeli iki gönül arasında bağ kurmuş tüm gönüldaşlar. “Gönüldaş” büyüleyici bir kelime “Duyguları aynı olanlardan her biri, candan dost” anlamına gelir. Bu kelime Kürtçede “dilxwaz in bi vê yekê” olarak çevrilebilir. – Çevirisi birebir aynı olmamışsa affınıza sığınırım.- Zaten diller önemli değildir anlaşmak için önemli olan gönüllerin bir olması. “Gönüller Bir Olsun” sloganıyla çay muhabbetine dönelim.

Gecenin bu yıldız damlatan saatlerine bir çay damga vurmalı.  Dolunayın karanlığı altında içilen çayın efkârını bölüşüyor aynada bile üzgün üzgün bakan aksim. 
Hayat bin bir zorluğun hükümranlığını üstlenen koca bir imparatorluk. Bu koskoca imparatorlukta devşirme bir fedainin rolünü üstleniyorum. İçilen çayların hepsi savaş arası kaçamaklar niyetine.
Masanın kırık ayağına yaslandıkça sallanan çayın muallâklığı ile gözlerim kuyruklu yıldızın son halkasında kimsenin farkına bile varmadığı ucube yıldıza dalıyor.
Garson besbelli tanımış beni. Bir çay diyince şaşırıyor. Ve belki de ilk defa bir çay istemenin ezikliği ile dengede tutuyorum sallanan masayı. Garsona “bir çay” demenin “ben yalnızım, tek başımayım” demekle eşdeğer olduğunu idrak eden her ucubenin ezikliği bastırıyor omuzlarımdan.
Omuzlarım eski inanışlarda dünyayı boynuzlarında taşıyan öküzün yorgunluğu gibi ağır ve çökük.
Garson çaya şeker atılmadığını bilecek kadar tanımış. Belli.
Ben gülüşlerimi sağanak yağmurda kurutmaya bırakacak kadar bunamış, saçındaki aklar kadar intihara meyilli bir derviş.
Poşet çay ile demlik savaşında taraf tutmak gerekiyorsa, şüphesiz demlik çayın muhabbetine ömrümü veririm. Hele ki oturduğumuz masada ellerim çayın huzurunda ellerini tutarsa. Bu rüya ağır gelmiş olmalı. Masanın kırık ayağı tökezledi.
“Hayatın gamına karşı Çay’ın demi.. ver ustam bize iki çay daha ver. sek dem olsun bu sefer.” Diyor adını bilmek için uğraşmadığım şair. Olsun seninde yüreğine sağlık Zaten herkesin yüreğine sağlık.
Garsonun ellerinde. Senin gözlerine. Benim yalnızlığıma.

Faruk Günbat Tüm Yazıları

© 2026 - Batman Yön Gazetesi

Normal Siteye Dön