Menü

Batman Yön Gazetesi

Geri Dön

Abdullah Basmacı:
Babam ve Babalara Dair

24 Haziran 2020, 09:50

Babam hem sevgi hem saygı hitabıdır. Bundandır adını andığımda içimdeki neşe, yüzümdeki gülümseme, zihnimdeki aydınlık…

Babam mirastır. Yaşanmışlığıyla, tecrübesiyle, mücadelesiyle kadim bir miras...

Babam sofradır. İlk tatları aldığım, farklı taamları görüp dokunduğum, yuvarlak bir sofra…

Babam anlamdır. İçinde büyüklüğünü, yoğunluğunu hissedip bir türlü kanıtlayamadığın yani nasıl oluştuğu belirsiz ama olmadığına dair hiçbir kanıt bulunmayan bir anlam…

Babam noktasız bir yazıdır. Zihnimde, duygularımda uzadıkça uzayan yazdıkça yazabileceğim bir yazı…

Babam, babamdır. İyelik ekiyle…

*** *** *** ***

Bugün yazım arşivini taradığımızda içinde “Baba” kelimesi geçen çok az kitap ismiyle karşılaşırız. Bunlardan bir kaçını şöyle sıralayabiliriz: Babalar ve Oğullar, Baba Evi, Babalar ve Yollar, Sevgili Babam, Benim Babam, Babam İçin, Baba ile Kız,  Babam Yanımdayken, Babaya Mektup, Baba Ocağı ve bunlardan farklı olarak birkaç tane baba adaylarına dair kişisel gelişim kitaplarını da sayabiliriz.  vb. 

Peki, baba kimdir? Babaya dair yazılmışların az olması nedendir? Zor mudur babaya dair yazmak? Baba mı kendini yazdırmamıştır? 

Geçenlerde edebiyat hocamla (Zeyyat Şahin) yaptığımız söyleşide bu konu hakkındaki tespiti dikkate değerdi. Şöyle demişti hocam: “Baba bilimsel bir makaledir, anne ise şiir.”

Burada iki yazım türü olan bilimsel makale ve şiiri kıyaslamayacağım. Teşbihte hata olmaz düsturuna dayanarak yazıyorum. Zaten sohbetimizde de bu vurguyu yapmıştık.

Babaya dair yazmak zordur. Yazılmışların anlaşılması da aynı şekilde. Belki de Babaya dair yazabilmek, var olan yazılmışları okuyup anlayabilmek, bizim ona yüklediğimiz sert sıfatlar yüzenden zorlaşmıştır. Aslan babam, dağ gibi babam, baba ocağım gibi sıfatlar onlara dair sözcükleri kısırlaştırmıştır. Bilimsel bir makalenin çokça kaynağa atıf yapması gibi… Baba üstüne yazmak araştırma ister çünkü baba kendini açmaz, onu anlatmak için çokça atıf yapman çokça okuman gerekir. Bizim ona yüklediğimiz anlamdan olsa gerek, onu anlatan yazılar da bazen çok kurallı bazen anlaşılmaz bazen zordur.

Babaya dair yazılanları okurken bir şiir tadı alınmaz. Duygularına değil gerçek yanına dokunur ona dair yazılmışlar. Bildiğimiz ama üstüne konuşamadıklarımız olur ya hem kıymetli hem de korkutan konuşamadıklarımız, işte baba budur. Gerçektir. Yüzüne hayatta kalma gücünü püskürtür. Duygularına gem vurmayı öğretir.

Babaya dair yazmadaki korku, yazılmışların okunmasındaki zorluk, okunmuşların anlaşılmaması işte hep bundandır. 

Abdullah Basmacı Tüm Yazıları

© 2026 - Batman Yön Gazetesi

Normal Siteye Dön