Haftalık yerel gündemleri bırakıp ülkenin genel durumuna ilişkin yazayım istiyorum ama ne mümkün! Batman’da gündemsiz bir hafta geçmiyor. Malzeme önüne düşüyor ve gel de yazma diyorsun. Bu hafta rektör bey şehir gündemini epey işgal etti. Üniversite skandalında siyaset nasıl bir sınav verdi? Söz rektörden açılmışken rektörlük ataması yaklaşıyor. Rektör adaylığı lobisi ne alemde? Tüm bu sorulara cevap arayışı var. Gelin hep beraber gündemlerimize bakalım.
İCRAATÇI REKTÖR DURMUŞ
Geçtiğimiz hafta TCDD Genel Müdür Yardımcısı Batman’a ziyarete geldi. Rektör beyle trenli bir fotoğraf paylaştı. Üniversite basın servisi haberi yayınlarken sanki genel müdür yardımcısı sırf rektörün girişimi üzerine gelmiş ve yatırımlara karar verilmiş gibi bir hava yaratılmıştı. Haberi okurken inanamadım. Hemen yerel basını taradım. Gerçekten de bu genel müdür yardımcısının ne valiyle ne de AK Parti İl Başkanı ile bir görüşme ve ziyaret haberini göremedim. Rektör Bey kendince büyük bir hamle yapmıştı. Ne var ki kısa süre sonra balon patladı ve TCDD Genel Müdürlüğü oldukça net bir basın açıklaması yaparak rektörlüğü yalanladı. Ziyaretin özel bir ziyaret olduğu, yatırımların konuşulmadığı, yatırım konuşulacaksa da bunun muhatabının milletvekili Ziver Özdemir ve Vali Hulusi Şahin’in olduğu yazıyordu. Bu açıklamayı okuyup rektörün içine düştüğü hali görünce içimden bêlome bî dedim.
Öncelikle kurumsal teamüller açısından söyleyeyim. Genel Müdürlüğün bu kadar net bir açıklama yapması kolay rastlanan bir durum değil. Hiçbir somut bilgim yok ancak adım gibi eminim o açıklamayı yaptıran ve “haddini bil” mesajı verdiren de vekil Ziver Özdemir’dir. Eğer tahminim doğruysa vekil beyi tebrik ediyorum. Ancak bu durumu küçük bir imayla dahi olsa bir basın açıklaması ile yansıtamayan il teşkilatına da eksi puan veriyorum. Siyaset oraya gittik buraya geldik paylaşımlarına indirgenemeyecek kadar ustalık isteyen bir iştir. Bu da il teşkilatına bir nasihatimiz olarak bir kenarda dursun.
Üniversitedeki skandal, öncülleri olan bir skandaldı. Çünkü Rektör Durmuş atandığı günden bu yana üniversitenin asli işlerini bırakmış uzun süredir alanı dışında ne varsa el atmaya başlamıştı. Bir bakan şehre geldiğinde rektörün kendini göstermek istemesini anlarım da siyasetçileri geriye atmaya çalışan kıvrak hamlelerini anlamam mümkün değil. İl başkanlarını bu açıdan hep geride bırakan bir rektörümüz var. Yine hatırlarsanız yerel seçimlerden sonra Batman yetmezmiş gibi civar illerin de seçimleri kazanmış AK Parti il/ilçe belediye başkanlarını ziyarete gitmişti Rektör Bey. Hepsine rozet takıp, plaket vermişti. Kimse çıkıp demedi ki arkadaş senin işin gücün yok mu? Bu kadar vakti nerden buluyorsun? Hem sen kamu görevlisisin. AK Parti’nin kendi parti büyükleri kendi belediyelerini tebrik eder ve ziyaret eder, sana ne oluyor? Üniversitenin eğitim ve bilimsel araştırma açısından yerlerde sürünen hallerine, torpil ve maddi meselelere girmiyorum bile.
Bir de tehlikeli bir durum daha var ki bunu hazmetmek mümkün değil. Biliyorsunuz iktidara yakın STK’lar atandığı günden bu yana rektörle anlaşamıyorlar. Yine AK Parti vekili ve teşkilatı da rektöre karşı hayli mesafeli duruyorlar. Rektör Bey’e muhalif kesimlerin devlet mahfillerinde vatan düşmanı, ayırımcı gibi gösterilmeye çalışıldığı duyumlarını alıyorum. Yerel kamu otoritesini temsil eden başta vali olmak üzere hiçbir devlet görevlisinin bu numaraya kanmalarını tavsiye etmiyorum. Zira yaklaşan rektör atamalarında olası bu tür çıkışlar ve müdahaleler şehirde deprem etkisi yaratır. Bürokratlar sınırı aşmamalı.
Ancak yalakalık memleketin en büyük hastalığı. İstisnai bazı STK’lar ve dar bir yerel basın kesimi üniversiteden nemalanmak için rektörün saflarında karşıt bir cephe oluşturmaya çalışıyorlar. Çok açık söyleyeyim tüm memleket bu çabaların farkında ve tüm memleketin bu yalakalıktan midesi bulanıyor.
YAKLAŞAN REKTÖRLÜK ATAMASINDA NE OLUR?
Çok açık söyleyeyim. Bu iş Mehmet Ergin ve Davut Okçu ikilisine bırakılırsa rektör Durmuş yeniden atanır. İdarecilik bambaşka bir şeydir. Benim olsun, kontrolümde olsun anlayışıyla rektör adayı pazarlayıp siyasete dayatırsanız kaybedersiniz.
Bu sebeple gerek sivil toplumun gerekse de siyaset kurumunun ideal bir rektör adayında buluşup akılcı hamleler yapması çok önemlidir. İlla İslamcı bir rektör şart değil. Rektör helal dairesinden çıkmayan biri olsun yeter. Atanacak rektörün tek amacı üniversiteyi kalkındırıp şehirle bütünleştirmek olmalı. Unutulmamalıdır ki, atanacak rektörün idareci vasfı ilmi vasfından daha önemlidir. Çok şükür memlekette alim çok ve alim rektöre ihtiyaç da yok. Son söz niyetine bir de şunu ekleyeyim. Benim Batmanlı rektör atansın takıntım yok. Söylediğim vasıflarda bir rektör atansın, isterse Trabzonlu olsun. Kalın sağlıcakla.
Tek Kelimelik Tarif
Aydın Durmuş: Raybüs
Ferit Tunç: Protest
Hatice Türkan: Nezaket
Hasan Argunağa: Vicdan
Galip Said Tüm Yazıları