Amerika Birleşik Devletleri 4 Temmuz 1776 tarihinde kurulmuş ve üzerinden 244 yıl geçmiş. ABD Meydana getiren etnik yapıya baktığımızda, yerlilerin yanında geçmişte orayı işgal eden İspanyollar, Portekizliler, İngilizler, Almanlar, İrlandalılar, İskoçyalılar, Fransızlar, Hollandalılar, Norveçliler, İsveçliler ve Afrika’dan köle olarak getirdikleri Kuntakinte’nin torunları olan zenciler meydana getirmektedir. Bu etnik yapıya sahip olan Amerikan halkı kendi ülkelerinin menfaattarını ön planda tutarak var gücüyle çalışıp 244 yılda süper güç yapmış. Bunun yanında Avrupa; ikinci dünya harbinde taş üstünde taş kalmamış halinde çıkmış, ancak çalışarak yeniden ayağa kalkmış, sanayide ve teknolojide geldikleri noktayı görüyoruz. Japonya hakeza aynı şekilde bir atom bombasına maruz kalmış taş üstünde taş kalmamış ancak bu gün bakıyoruz sanayide hatırı sayılır bir seviyede. Güney Kore’ye bakıyoruz yine ayni, biz buradan asker gönderiyoruz 500 civarında şehit ve bir o kadar da gazı veriyoruz Güney Kore’yi kurtarıyoruz, dün kurtardığımız Güney Kore’nin geldiği nokta göz arşı edilmeyecek bir noktadadır. Bu tablo içinde bakıyoruz ABD bizden 200 yıl Avrupa 150 yok ileride. Hâlbuki bu kadar geçmişi olan ve coğrafi olarak dünyanın en güzel yerinde olan, üç tarafı denizlerle çevrili dört mevsim yaşanan bir ülkeye sahibiz. Durumumuza bakıyoruz bu bulunduğumuz durumda ve konumda olmamamız gerekiyor.
Yapılan bir araştırmaya göre bir devlet memuru 8 saatteki verimli çalışması 45 dakikadır. Halbuki Avrupalıyı orada çalışan vatandaşlarımızdan öğreniyoruz veya gidip gördüğümüzde bakıyoruz ki adamların hayatları çok planlı 8 saat çalışıyor, 8 saat eğleniyor, geziyor, 8 saat te uyuyorlar. Bunun yanında bizim hayatımıza bakıyoruz, çalışmamız belli değil, yememiz gezmemiz belli değil, yatmaya da zaman kalırsa yatıyoruz. Anlayacağınız programlı bir hayatımız yok. Benim tabirimle “ PERAKENDE “ yaşıyoruz. Yani günü birlik program yapıyor bütün yaşam programımız ve hesaplarımız günü birlik program yapıp öyle yaşıyoruz. Bunun için de geldiğimiz nokta belli. Bundan kurtulmanın tek yolu, topyekûn planlı ve programlı çalışma ve kalkınma, bunu da sadece kendimiz için değil, çocuklarımız ve torunlarımızın geleceği için yapmalıyız.
Farklı Etnik kökene sahip olabiliriz ancak bu ülke hepimizin etnik kökenimiz ne olursa olsun hepimiz bu ülkenin vatandaşıyız ve hepimiz TÜRKİYELİYİZ. Bir Amerikalı farklı etnik kökene sahip olduğu halde ben Amerikalıyım diyor, Amerika’nın menfaatleri için var gücüyle çalışıyorsa, hepimiz Amerikalının dediği gibi biz de hepimiz TÜRKİYELİYİZ demeli ve Türkiye’nin kalkınması İçin çalışmalıyız, Bunun başka bir yolu yoktur.
Abdurrahman Uçak Tüm Yazıları