Bir bebeğin anadilini öğrenebilmesi ve bu dili kullanarak iletişime geçebilmesi hem bebek hem de ebeveyn için oldukça karmaşık ve önemli bir gelişim basamağıdır. Hepimizin de gözlemleyebileceği gibi yaşamlarının ilk yıllarını tamamlayan bebekler bazı kelimeleri daha net söylemeye başlarlar ve ebeveynler dil gelişiminin yeni başladığını düşünür. Fakat bebeğin dil gelişimi bilinenin aksine henüz anne karnındayken başlar ve doğumdan sonra babıldama dönemi ve ilk kelimelerin kullanılması ile devam eder. Bebekler yaşları ilerledikçe doğal ortamlarında dile maruz kalarak anadil edinimini sağlarlar. Bazı nörolojik ve genetik faktörlerin yanı sıra ebeveynlerin bu süreci nasıl yöneteceği de bebeğin konuşmada gecikme yaşayıp yaşamayacağını belirler.
Ebeveynlerin Dil Gelişimindeki Rolü ve Önemi
Bebekler doğdukları andan itibaren anadillerine maruz kalarak dil edinimi sağlarlar. Ebeveynlerin bebekleri ile konuşmaları ve dile maruz kalma sıklığını artırmaları bu sebeple oldukça önemlidir. Bebeğin henüz konuşulanları anlamayacağı, kullanılan kelimeleri zaten öğrenemeyeceği ve bu sebeple bebekle konuşmanın da önemli olmadığı gibi düşünceler toplum arasında yayılan bazı mitlerdir. Yapılan bilimsel çalışmalar ise bunun aksini ispatlar niteliktedir. Bebeklerin öğrenim süreci ve kapasitesi verimli bir toprağa benzetilebilir. Bu noktada bebekleri ile daha fazla konuşan anne babalar da aslında bu verimli araziye bakan çiftçiler gibi düşünülebilir. Bir topraktan verimli ürünler elde edebilmek için uzun süre karşılık alınamayacak olmasına rağmen toprakla ilgilenmek gerektiği gibi bebeklerin bilişsel gelişimlerini olumlu yönde etkileyebilmek için de bebekten hemen karşılık alınamayacak olmasına rağmen çabalamak gerekir.
Bebekler Dili Nasıl Öğrenir?
Bebekler nörolojik olarak dili edinmeye oldukça yatkındırlar. Kelime hazneleri ise tahmin edebileceğimizden daha esnek ve geniştir. Yaşamlarının ilk bir yılı boyunca bebekler duydukları kelimeleri bu haznede biriktirirler. Yetişkinlerin dili nasıl kullandığını öğrenmeye çalışır ve onları taklit ederler. 1 yaşından sonra dilin gramer yapısını keşfederek kısa ve basit cümleler kurmaya başlarlar. Önceki aylarda ebeveynlerinden ve çevrelerindeki diğer yetişkinlerden öğrendikleri kelimeleri ise artık yavaş yavaş kullanabilirler. Dile maruz kalmamış veya çok az maruz kalmış bebekler konuşabilecekleri döneme geldiklerinde kelime hazneleri dolu olmadığı ve dilin nasıl kullanıldığını yeteri kadar gözlemleyemedikleri için konuşmayı geciktirebilirler. Yapılan bazı araştırmalara göre geç konuşan bebekler ve zamanında konuşmaya başlayan bebekler arasında bazı bilişsel farklılıklar vardır. Dile daha çok maruz kalan ve normal bir dil gelişim süreci geçiren bebekler ilerleyen yıllarda problem çözme, duygularını kontrol etme, empati yapabilme ve odaklanma gibi bilişsel beceriler bakımından daha iyi performans gösterirler.
Çocuklarımızla Daha Çok Konuşmalıyız
Ebeveynler, dünyaya yalnızca bazı genetik ve nörolojik yatkınlıklarla gelen bebeklerine bu dünyada karşılaşacakları somut ve soyut kavramları öğretmeye çalışırlar. Bir bebeğe veya bir çocuğa bilişsel ve sosyal becerileri kazandırmanın ve öğretmenin de en iyi yolu iletişim kurmaktır. Yalnızca yetişkinler birbirleri ile dili kullanarak iletişime geçmezler. Yetişkinler ve bebekler arasında da böyle bir iletişim mümkündür. Bu sırada bebeğiniz size cevap veremediği için onun konuştuklarınızı anlayamayacağı yanılgısına kapılıyor olabilirsiniz. Bu yanılgıya kapılmayarak bebeğinizin gelişim basamaklarını tırmanmasında ona destek olmanız ise oldukça kolay. Yapmanız gereken en önemli şey bebeğinizle konuşmak. Her gün yemek yedirerek fiziksel olarak beslediğiniz bebeğinizi bilişsel olarak da kelimeler yardımı ile beslemeniz gerekiyor. Bu sayede bebeğinizin beyin gelişimini de olumlu yönde etkileyebilirsiniz. Yalnızca bebeklik yıllarında değil 3-6 yaş arasındaki okul öncesi dönemde de çocuklarınızla konuşmak, onlara karşılaştığınız şeyleri anlatmak, onların sorularına sabırla cevap vermek ve her gün kelime haznelerine yeni kelimeler eklemeye çalışmak çocuğunuzu ilerleyen yıllardaki hayatında bir adım öne çıkarmanızı sağlayacaktır. Akranları ile olan iletişimine, sosyal ortamlardaki becerilerine ve akademik gelişimine katkı sağlamak istiyorsanız bugünden itibaren çocuğunuzla daha sık konuşmaya başlamalısınız. Bu süreç hem bebeğiniz hem de sizin için günlerinizi daha keyifli geçirmenize de olanak tanıyacaktır.
Songül KANDEMİR (Psikolog) Tüm Yazıları