Lütfen bekleyin..
Cümle İslam âleminin idrak ettiği ramazan ayının bitirmenin, bayrama ulaşmanın sevincini yaşayadurduğumuz şu günlerde, şu manevi iklimde bir de tüm kesimlerin üzerinde hassasiyetle durduğu bir seçim arifesindeyiz. Öncelikle bu iki arifenin de bayramla neticelenmesi, bayram havasında geçmesi, birliğe, beraberliğe, kardeşliğe, sulhe vesile olmasını yüce Yaradandan da niyaz ederim.
Ramazanın anlamının idrak edildiği, paylaşma, diğeriyle hemhal olma, komşusunun hatırını sorma, çat kapı ziyaretler, hoşgörüyle bakabilme, diğerinin mevcudiyetine saygı duyma ve dahi bunun gibi insani ve İslami temel ilkelerle hareket edebilme ve davranmayı kendine düstur edinen bireyler ve idareciler yetişmesi; bu ilkeler ve hakikatlerin gönüllerde yer etmesi temennisiyle herkesin Ramazan bayramını tebrik ederim.
Malumunuz ülkemiz yeniden bir seçim atmosferine girdi. Herkesin “kendine göre haklı gerekçelerle” bir ötekini neden tercih etmememiz gerekir gibi bir düsturla hareket ettiği ancak asıl anlam ve bağlamından koparılan bu siyasi mecra maalesef ki bize yabancı. Çünkü biz bağıran değil, dinleyen, ötekileyen değil, bizleyen, dışlayan değil, çapa dahil edilen bir geleneğin temsilcileriyiz. “Biz birbirimizin insanıyız ” der Sabahattin Ali. Dünüyle, bugünüyle, yarınıyla, sevinciyle, üzüntüsüyle, hastalığıyla, derdiyle kısacası bütün mevcudiyetiyle biz aynı dünyanın, aynı ana rahminin insanıyız. Bu kadar yaygaraya, bu kadar gürültüye ve kavgaya gerek var mı diye hep sorar dururum. Ayrıca siyaset gönül kazanma işidir. Siyaseten yönetime talip olanlar için bir tavsiye Gönüller yapmaya, gönüller kazanmaya çalışın. Düşman bellemek yerine dost kazanmak üzerine siyaset yapmak, geleneğimize, bizi besleyen ana damarlara yönelmektir. Kalbimize yönelelim. Birde yönetime talip olmayıp, yönetilen bireyler için;
“düşmanı gösteriyorlar ona saldırıyoruz
Siz gidin düşman dağıldı dedikleri bir anda
Baştan beri bütün yenik düşenlerle aynı kışlaktaymışız”
Der İsmet Özel. Biz siyaseti kazanan veya kaybeden taraf olarak yorumlamayan, düşman, öteki gibi kavramları kullanmayan aksine dost, gönül kazanan olarak algılayan bir gönül dünyasına sahip olursak yaşam daha anlamlı olur. Ancak maalesef ki ortalama bir Tv izleyicisi bir başkasını yok yere ötekileştirmekte yok yere ayrışmaktadır. Tüm bu tamtamlı atmosferde biraz sükûnete, biraz akli selime biraz “dur yahu” ya ihtiyacımız var.
Bu hatırlatmalardan sonra yerelde Ziver Özdemir için de bir şeyler söylemenin elzem olduğunu düşünüyorum. Çünkü benim gibi içkimse bu ismi duyduğunda kötü bir karşılık vermez. Yani toplum da negatif bir karşılığı yok. Sağa sola sapmayan hep istikamet üzerine olan, yıllarca bu partiye emek veren ve bunca yıldır adı tek bir olumsuzlukla anılmamış bir şahıs. Tüm bölge listeleri kıyaslandığında sanırım Batman Listesi en makul, teşkilat ve halk arasında en kabul edilebilir liste. Evet, Ziver Özdemir’in adı temiz olduğu için toplumda büyük bir karşılık gördü bu liste. Oya tahvil edilemeyecek kadar mühimdir bu mesele. Nitekim “bu yol nicelik yolu değil nitelik yoludur” ve emanetin ehline geri verilmesi birkaç kişi haricinde olumlu karşılandı. Kendisi ve diğer adaylarla birlikte teşkilata yeni bir heyecan kattıkları aşikârdır. İnşallah seçim sonrası da bu kendilerine söylediğimiz olumlu nitelikler üzerine kalırlar.
Batman için bir kazanım olduğunu düşünüyorum Sayın Özdemir’in. Çünkü her an ulaşılabilir olması, sadece akraba ve tanıdıkları için çalışmayan aksine onları olabildiğince erteleyen bir kimse olması hasebiyle bir kazanım. İnşallah hak ettiği ilgiyi görecektir.
Hayırlı bayramlar.
Hayırlı seçimler.