Lütfen bekleyin..

Ferit Özdemir

Kişisel Çatışmalar

24 Aralık 2018, 12:33 - Okunma: 1142

Çocuklarım arasındaki tipik bir kapışmayı düşünün.
‘’Fenerbahçe en iyi takımdır’’ der biri
Ötekisi ise ‘’Galatasaray en iyi takımdır’’ der ve olay başlar
Sen yanılıyorsun, hayır sen yanılıyorsun diye devam eder. Bence de Fenerbahçe de konu o değil şuan
Ama herkes günlük yaşamda bir şekilde bu çatışmaları yaşar evinde, okulda, işte, evliliklerde ve genç arkadaş grupları arasında bile sonuç kavga olmasa bile bağırmalar ve kalp kırıklarına kadar giden tartışmalar senin değil benim, benim değil senin edebiyat rüzgarı eser.
Aslında maddi olarak herhangi bir tehlike arz eden durumda yok. Sadece kişisel zevkler ve kişisel renkler alakalı bir meseledir. Neden biz insanlar karşımızdakinin fikrine ya da zevkine saygı duymuyoruz şunu diyemiyoruz ‘’Galatasaraylı olman benim için çok iyi en azından o takımı da senin sayende öğreneceğiz ve tatlı rekabette eğleneceğiz’’ diyemediğimiz gibi ‘’sen keşke bu takım olmasaydın da hangisi olursan ol’’ der gibi, ama aslında her takımlı, her renkli, her farklı bizim için bir artıyken biz bunu görmezlikten gelip maalesef birimizin Kazanıp birimizin ise Kaybetmesini istiyoruz. Manava gidersin 10 çeşit mandalina vardır. Bize sadece birisi iyidir dememizi alıştırmışlar. O kadar kör kütük sarhoş ve delisi bile bunu kabullenemezken bizim çok bilmiş, aydın yada entelektüel insanlarımız bile biri en iyisi olabilir ötekiler olamaz der ve diyor. Bu bizim Kişisel çatışma dediğimiz ana temadır. 
Genellikle tercihler konusunda kavga edenler sadece saydıklarımız değiller. Bu takım içindeki futbolcularda, büyük şirketlerdeki üst tabakalarda, broker ve simsarlarda bile vardır. Bazen oturursun hiç yoktan konularda bile tercih kavgası hemen belli ettirir kendini
-Bence en iyi futbolcu Ronaldo dur.
Ve başlar pim çekilmiş kılıçlar hazırlanmış haydi bakalım
Sana ne arkadaşım sana kardeşim sana ne beyefendi sana ne a şahsi ama diyemediğimiz cümledir. Sadece izleyici kalırsın çatışmaya
Nedense hepimiz maddi anlamda olmasa da manevi anlamda çatışmalar her gün yaşıyoruz. Bunun en büyük örneği günlük yaşamımızda etrafımızda yaşıyoruz. Bir bayrağa bile takanlar oluyor kimine göre çok abartılmış, kimine göreyse normal bir şeydir.  Hatta daha fazla yerde her noktada olması lazım. 
Sonuçta insanlar maddi sonuçlar doğurmayan tartışmaları oldukça ciddiye alırlar. 
Peki ya gerçekte tehlikede olan şey ne? Genellikle yücelttiğimiz kendimizle özdeşleştirdiğimiz bir inancımızı koruruz. Söz konusu olan nihai mesele kimlik meselesidir ve kendimize olan saygımızdır.
Hepimiz dünyayı kendi zihinsel modellerimiz aracığıyla deneyimleriz. Farklı zevklerimiz, farklı kültürel altyapılarımız vardır. Tabii ki de farklı fikirlerimiz olacaktır. 
Sorun şudur ki fikirlerimiz sadece dünyaya bakış şeklimizdir ve biz onları bunun ötesinde şeyler olarak algılarız. Fikirlerimizi, dünyanın doğru bir tanımı olarak düşünürüz. Ve onları benliğimizin temel unsurlarıymış gibi taşırız. Kendimizi düşüncelerin özgür düşünenleri olarak görmektense ,  düşüncelerimize çok fazla bağlanırız. Fikirlerimize meydan okunmasını , kişisel bir saldırı, değerimizi söz konusu eden bir hakaret olarak kabul eder ve öyle algılarız. Tabi ki hemen kavgaya girip kendimizi savunmaya başlarız. 
Aslında böyle olmak zorunda değildir. Fikirler kişisel tercihlerin ötesinde bir şeylere etki etmedikleri sürece, izlenecek mantıklı yol, herkesin istediği gibi düşünebilme hakkını tanıyıp, buna saygı göstermektir.
Bana göre herkesin kendi fikirlerinin üzerindeki mülkiyet hakkının tadın ı çıkarması gerekir. Sizin kendinize olan yüksek saygınız benimkimi azaltmaz ve bunun tersi de söz konusu değildir. Herkesin kendi fikrine sahip olma hakkı vardır. Kimsenin de doğruluğun sahibinin kendisi olduğunu iddia etme hakkı yoktur. Bu yüzden de anlaşmazlıklarımız konusunda anlaşıp huzura kavuşabiliriz.
Ama ne yazık ki Dini, ahlaki ve politik konular söz konusu olduğunda işler bu kadar kolay yürümüyor.  Özellikle de birbirimizle ilişki içinde ve ortak bir grup değeri kabul etmek durumunda olduğumuz zaman. Eğer bir arada kalmak istiyorsak, anlaşmazlığımız konusunda anlaşıp, herkesin yoluna gitmesi mümkün değildir. Zaten ilişkide kendi yolumuza gitmememiz demektir. Çözebilmemizi sağlayacak bir zemin bulmamız şarttır.
Maalesef günümüzde  kişisel çatışmalar bitmiyor her sohbet ve her ortamda yaşanılıyor.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
2140 gün önce
2148 gün önce
2155 gün önce
2468 gün önce
2497 gün önce
2512 gün önce
2533 gün önce
2542 gün önce
2566 gün önce
2568 gün önce
2590 gün önce
2593 gün önce
2594 gün önce
2664 gün önce
2677 gün önce
2680 gün önce
2681 gün önce
2704 gün önce
2713 gün önce
2720 gün önce
2723 gün önce
2729 gün önce
2734 gün önce
2744 gün önce




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=