Lütfen bekleyin..

Ferit TUNÇ

Çivisi Çıkmış Ülke

01 Nisan 2015, 19:40 - Okunma: 2657

Ülkenin sistemi o kadar karışık ki buna paralel bir şekilde gündem de git gide karışık gitmeye başladı. Neyin ne olduğu, kimin kim olduğu, ayakkabı kutularında para araklayanların emekçi emekçilerin ise terörist görüldüğü, kamuya açık alanda silahlı eylem yapıp savcıyı rehin alanların devrimci küçücük çocukları katledenlerin vatan kahramanı görüldüğü, topun kale çizgisini geçerken geçmediği ama geçtiğinde de geçmediği, Ortadoğu’da yüzbinlerce masum katledilirken şarkıcılarımızın meydanlarda göbek attığı ve atılan bu göbeklerin sağdan mı soldan mı başlansaydı daha güzel olurdu tartışmaların yapıldığı; yani dibinden çivisinin çıkmış olduğu ve bizim de kafamızın karışıp ne yazdığımızı bilmediğimiz bir ülkede yaşamaya başladık.

Ama şu bir gerçek ki çivisi çıkan ülkemizin bir evvel ki günü fişi de çıktı veya çıkarıldı bunun sonucunda ülke durma noktasına gelmesine rağmen; sağlıklı bir açıklama yapılamadı. Kimi bu fişin çıkarılmasını 17 Aralık’tan bu yana onunla yatıp kalktığımız Paralel’e bağlarken, kimisi uzaylılara kimisi de Adnan Hoca’nın kediciklerine bağladı. Herkes fişin çıkarılmasını birbirine bağlarken, fişin gediğine bağlanması ise ancak saatler sonra gerçekleşebildi ve sanal yaşamın kopmasına mani olundu; yoksa birkaç saat daha o fiş gediğine bağlanılmamış olsaydı, sanal yaşam kopmaya başlanılacak ve böylece kıyametin de başlangıcı olmuş olacaktı. Şimdi tüm Türkiye halkı sorgusuz sualsiz bir şekilde o fişi gediğine bağlayanlara minnettar ve duacı…

Ağlanacak halimize gülüyoruz ya, yanlışları el birliğiyle düzeltmeye kalkışacağımıza bir yanlış da biz yapıyoruz ya, kendi gözümüzdeki merteği görmez ama karşımızdakinin gözündeki çöpü görüyoruz ya, karanlıkta olanları aydınlığa kavuşturacağımıza aydınlıktakileri de karanlığa gömüyoruz ya ve aslında işin özü yaşatmak varken öldürüyoruz ya… 

Ülkemizin gidişatı hiç de iyi bir gidişat değil maalesef, umut ediyorum 7 Haziran 2015 genel seçimleri sonrasında; ülke iktidarıyla, muhalefetiyle, stk’larıyla güzelce bir silkelenir, zihinler berraklanır ve artık bununla yürünemeyecek karmaşık sistemden kurtulur. 

Memleketimi seviyorum: 
 Çınarlarında kolan vurdum, hapishanelerinde yattım. 
 Hiçbir şey gidermez iç sıkıntımı 
 memleketimin şarkıları ve tutunu gibi. 

 Memleketim: 
 Bedreddin, Sinan, Yunus Emre ve Sakarya, 
 kurşun kubbeler ve fabrika bacaları 
 benim o kendi kendimden bile gizleyerek 
 sarkık bitikleri altından gülen halkımın eseridir. 

 Memleketim 
 Memleketim ne kadar geniş: 
 dolaşmakla bitmez tükenmez gibi geliyor insana. 
 Edirne, İzmir, Ulukışla, Makas, Trabzon, Erzurum. 
 Erzurum yaylasını yalnız türkülerinden tanıyorum 
 ve güneye 
 pamuk işleyenlere gitmek için 
 Toroslardan bir kere olsun geçemedim diye 
 utanıyorum. 

 Memleketim: 
 develer, tren, Fora arabaları ve hasta eşekler, 
 kavak, söğüt ve kırmızı toprak.

                    Nazım Hikmet Ran

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
3176 gün önce
3401 gün önce
3595 gün önce
3695 gün önce
3754 gün önce
3979 gün önce
4049 gün önce
4056 gün önce
4119 gün önce
4308 gün önce
4320 gün önce
4343 gün önce
4395 gün önce
4432 gün önce
4433 gün önce
4455 gün önce
4519 gün önce
4618 gün önce




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=