Lütfen bekleyin..

Ferit TUNÇ

Veda...!

05 Temmuz 2015, 16:05 - Okunma: 3202

Yaklaşık on yıldır farklı gazete ve dergilerde yazarken son iki yıldır da büyük çaba ve emeklerle kurduğum Yön Gazetesi’nde yazıyorum ve gazetecilik yapıyorum. Bugüne dek hep farklı konulara değindim, farklı kişiler yazdım, yeri geldi sert eleştirilerde bulundum bazen nadir de olsa övücü yazılar yazdım. Bugün ise köşemi kendime ayırıyorum ve kendimi yazıyorum!

Yaşamın farkına vardığım günden bugüne, yaşadığım zorlukları, acıları, çok değer verdiğim ailemden hep sakladım, mutluluklarımı ise anında ailemle paylaştım.

Hayat mücadeleme; farkında olmasam da aslında hemen hemen her Kürd’ün çocukluk yaşlarında başladım. Batman’ın bir köyünde doğduğum için ilk başta hayvancılık ve çiftçilik işleriyle uğraşırken bir yandan da okula giderek hayatın zorlu mücadelesine girdim. 96’da köyden Batman’a taşındığımızda liseye başlamıştım ve bir yandan okula gidiyor bir yandan da şehir içi minibüslerde muavinlik yapıyordum, yaz aylarında ise mevsimlik fındık işçisi oluyordum.

Lise sonlarında ise Batman Hotel Bozooğuları’nda düzenli bir işim olmuş ve 99’da liseyi bitirdiğimde okul hayatım bir nevi sona ermiş; geriye öğretim adına hiçbir şey kalmamış dersem deyim yerinde olacak. Yeri geldiğinde otelin dışında farklı işlerde de çalıştım; ama 2002 yılı yazına girdiğimde benim için yeni bir dönem başlamış oluyordu. Aileme daha fazla maddi destekte bulunmak için Antalya’ya, gurbet yoluna düşmüştüm; ama hiç de beklediğim gibi olmadı ve hayatımın dönüm noktası oldu Antalya. Bir ay kaldığım Antalya’da işsiz kaldım, hor görüldüm, yeri geldi parasız kaldığımda ise aklıma bin bir türlü olumsuz işe başvurmaya kalkıştım. Ama Yüce Allah kalbime okumayı yerleştirdi ve okuma azmiyle Batman’a geri döndüm. Batman’a döndüğüm gibi eski iş yerimde, otelde çalışmaya başladım. 2003’te bir yandan geceleri otelde çalışıyorken, bir yandan da gündüzleri dershaneye gitmeye başladım. Ve böylece okumayla tekrar buluşmuş oluyordum. İlk sene sınavda iyi puan almama rağmen istediğim üniversiteye yerleşemediğimden tercih vermedim, ikinci yılımda ise hayal kırıklığına uğramıştım ve ilk yılımdan daha az puan almıştım; ama okuma azmim daha da arttı.

2005’te nihayet istediğim puanın çok üstünde puan alarak sınavı başarıyla geçtim ve aslında böylece hayatın gerçek yüzüyle tanışıyordum. Ailemin tüm isteklerine rağmen öğretmenliği istemedim, toplumsal sorumluluğun altına girilecek gazeteciliği seçerek Marmara Gazeteciliğe yerleştim. 2005’te yerleştiğim İstanbul’da farklı farklı gruplarla tanıştım; ama hiçbir grup idealime cevap veremediğinden kendimi yalnız ve huzursuz hissediyordum.

2006 yılında BADER (Batmanlılar Derneği) ile tanıştım ve bu güzide derneğimizde aktif olmak istedim. Başlangıçta ise İstanbul’da okuyan Batmanlı öğrenci arkadaşları derneğe çekmek ve onlarla birlikte güzel çalışmalara girişmek oldu. Artık Batmanlı öğrencilerimiz İstanbul’da yalnız değillerdi, güzel bir birliktelik başlamıştı, bunu daha da genele yaymak için arkadaşlarımla birlikte bir dergi çıkarmaya başladık.

Dergiyi çıkarmakla beraber sorunlarla pençeleşmeye de başlamış oldum; çünkü yaptığımız bu çalışmaları kimileri farklı yöne çekmek istiyordu. Dindar kişiliğimden kaynaklı cemaatçi olarak tanıtılıyordum, bir taraftan da Kürt sorununa duyarlılığımdan partici olarak lanse ediliyordum; oysaki ne herhangi bir cemaate ne de bir partiye üyeliğim söz konusu olmamıştır. Dolayısıyla bu söylentilere aldırış etmeyi bir kenara bırakarak Batman’a, Batmanlı öğrenci arkadaşlara kendi çapımızda iyi işler yapmak uğruna yolumuza devam ettik.

Nitekim 2010’a girdiğimizde öğrenci kitlemiz epey genişlemişti ve yönetim kurulu üyeliğinde bulunduğum güzide derneğimiz BADER’den ayrılarak öğrenci arkadaşlarla yeni bir dernek olan BEKA-DER’i kurduk. BEKA-DER’i kurduğumuzda da yine sorunlarla karşılaştık; çünkü BADER’den ayrılışımız kimi kesimlerce derneğimizin başkaları tarafından desteklenerek kurulduğu söylentilerine maruz kaldı. Oysa durum hiçbir zaman öyle olmadığı gibi olamazdı da! BADER’den ayrılışımız; BADER’in ellerinde imkânı bulunmadığından dolayı öğrencilerimizin isteklerine cevap verememesinden kaynaklıydı. Ve biz öğrenciler olarak kendimize güvenip; hiçbir yere bağlı olmadan başarılı olacağımıza inanmıştık ve nitekim kendimize olan güvenimiz bizi haklı çıkardı. Birbirimizle tam bir dayanışma içerisindeydik, kendi aramızda topladığımız cüzî parayla mütevazı derneğimizi ayakta tutmayı başardık, sponsorlar bulup tüm ideolojilere aynı mesafe içerisinde duracak şekilde sosyal çalışmaları başlattık. Çalışmalarımız Batman’da ses getirdi ve böylece duyarlı Batmanlı işadamlarımız derneğimizi sahiplendi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı hemşehrimiz Abdurrahman Uçak, belediyenin imkanlarını kullanarak birçok çalışmamıza sponsor oldu, işadamlarımızdan Metin Güneş yüzlerce öğrencimize burs sağladı ve de diğer işadamlarımızın da bu iyilik kervanına katılmasıyla bursiyer sayımız binleri geçti.
Sonrasında yüksek lisansım bitti ve Batman’a dönüş vakti geldi, aslında doktora eğitimimi bitirmeden memlekete dönmek gibi bir düşüncem yoktu; ama Rahmetli Babamın amansız hastalığa yakalanması ve son demlerinde yanında olmam gerektiğine kanaat getirdiğim için böylece Batman’a dönüş yapmış oldum. 

İstanbul’dan Batman’a yerleştikten sonra ilk işim reklam ajansı açmak oldu ve böylece iş hayatına atılmış olduk. Tabi iş hayatımızda iyi bir başlangıç yaptık ve işlerimiz iyi gidiyordu; ama üniversite yıllarımdaki sosyal sorumluluğum gereği Batman için yaptığımız çalışmalar biraz aksamıştı ve gönlüm bir türlü bu duruma elvermiyordu. Nihayet dernek çalışmalarımıza tekrar hız kazandırdık ve onun sonrasında mesleğim icabı aktif bir gazetecilik hayatına merhaba demek için çalışmalara başladım. İyi bir altyapı hazırladıktan sonra 1 Eylül 2013’te Batman Yön Gazetesi’nin yayın hayatını başlatarak, Batman’a cesur ve ilkeli gazetecilik yapan bir gazete kazandırmış olduk. 

İki yıla yakındır çıkardığımız Yön Gazetesi’yle habercilik anlamında Batman için çok önemli başarılara imza attık; zira yolsuzluk ve kul hakkı yiyen kurumların korkulu gazetesi olmayı başardık. Ama önümüzü kesmek isteyenler bizlerle hep uğraştılar ve dava üstüne dava açarak belki basın tarihinde görülmemiş komik davalarla karşılaşmış olduk. Onlarca açılan davalar nedeniyle soluğu bir güvenlik şubede ifade vermede, bir adliyede mahkeme salonlarında hakimin karşısında vermeye başladık.

Açılan onlarca dava yüzünden artık gazeteciliğimizi tam anlamıyla yapamaz olduk, tabi bununla birlikte gazetenin de mali durumu kötü gitmeye başladı; oysa Batman’daki meşhur dedikodular farklıydı. Onlara göre gazetenin arkasında güçlü eller vardı ve beni onlar finanse ederek, gazeteciliğimizi de onlar yönlendirmiş oluyorlardı, tabi bu bitmek bilmeyen dedikodular karşısında çok defa üzüldüm ve gazeteyi birçok kez bırakma niyetim oldu; ama her seferinde kendimi toparlayıp, yoluma emin adımlarla devam etme kararı aldım. Ama yalakacılıktan ve yandaşlıktan uzak; ilkeli, cesur bir gazeteyi ayakta tutmak gerçekten çok ama çok zor ve her babayiğidin harcı da değil.

Evet, son dönemde artık gazeteyi ayakta tutamayacağım bir duruma geldim ve doktora eğitimimden de geri kalmaya başladım; dolayısıyla radikal bir karar almam gerekirdi, o da kimileri gibi ya gazeteciliği geçim silahı olarak kullanarak şantajcılık ve yalakacılığı seçmek ya da onur ve şerefimizle gazeteciliğe bir ara veyahut bir son vermekti.

Elbette idealist ve Allah’a iman etmiş şahıslar birincisini seçemezler ve dolayısıyla ikincisini tereddütsüz seçtim ve gazeteyi bugünden itibaren İsmail Kaya adlı hemşehrimize devretmiş oldum. Kurup büyüttüğüm, birçok anı yaşadığım gazeteyi bırakmak elbette bana çok acı geliyor; ama çok şükür şeref ve onurumuz her şeyden çok çok daha önemli, insanoğlu kaybettiği metayı tekrar kazanabilir; ama kaybettiği onur ve şerefini asla kazanamaz.
 
Bugün itibariyle Batman Yön Gazetesi’yle bir ilişkim kalmamakla beraber, umut ediyorum Yön Gazetesi kurduğumuz günden bugüne kadar taviz vermediği ilke ve cesurluğuyla yoluna devam eder.

Bugüne kadar Yön Gazetesi’ni ayakta tutan gazetenin gerçek sahipleri olan siz okurlara her şey için teşekkür ederken, bu kardeşinizin hiçbir zaman hiçbir şekilde kimsenin kalemşörü olmadığını ve hiçbir zaman tek bir haberin para karşılığında yapılmadığını onun için de bugüne kadar verdiğiniz desteğin yerini bulduğunu gururla ve gönül rahatlığıyla bilmenizi isterim. 

Tabi elbette şimdi ne yapacağımı merak eden okur ve dostlar için; önceliği doktora eğitimime vermeyi düşünüyorum, STK’cılığa ve gazeteciliğe tekrar dönüş yapıp yapmayacağımı da zamana bırakıyorum…
Hakkınızı helal etmeniz dileğiyle, sevgi ve güzellikler içerisinde hoşça kalın…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Murat
3961 gün önce
Gercekten cok üzüldüm. idealizm yada hal tabirimizle hakkaniyet ile realizmin carpismasinda bir adim geri atmis olman yenilgiyi kabul ettigin anlamina gelmemistir inşaallah
Yazarın Diğer Yazıları
3019 gün önce
3244 gün önce
3438 gün önce
3538 gün önce
3597 gün önce
3821 gün önce
3892 gün önce
3898 gün önce
4150 gün önce
4162 gün önce
4185 gün önce
4237 gün önce
4274 gün önce
4275 gün önce
4297 gün önce
4362 gün önce
4460 gün önce




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=