Lütfen bekleyin..

Ferit TUNÇ

Hayat kısa, kuşlar uçuyor!

10 Eylül 2015, 17:21 - Okunma: 6149

Özellikle bölgemiz insanının kullandığı klasik bir söz vardır. ‘Nerede o eski günler’, ‘hey gidi günler hey’ insanoğlu böyledir. Hep eskiyi hatırlar, eskiyi günümüzde de yaşamak ister. Hayatımızda önemli yer edinen kişilerle hayatın her zamanında yaşamak ister. Onların engin bilgi ve tecrübelerinden faydalanmak ister. Makam ve mevkiiniz ne olursa olsun eskiler hep özlemle yad edilecektir. Tıpkı Batmanlı Avukat Abdulselam Adak’ın hayatında olduğu gibi…şu satırları çok dikkat çekiciydi : “Elimde 3 sihirli değneğim olsa inanın ilk ikisini atardım. Sondaki ile de değnek ile de çocukluğumun en tatlı zamanlarını yaşadığım büyük babam rahmetli Hacı Hasan Adak ile Sağlık Mahallesindeki sağlık çay evinde bir oralet (lezzo) içmek isterdim”

Ferit Tunç’un 20 sen 1 ben röportaj dizisinin bugünkü konuğu Avukat Abdusselam Adak.

Kendinizi tanıtır mısınız?

Ben 1984 Batman doğumluyum. İlk ve orta öğretimi Batman’da tamamladım. Lise eğitimini Ankara Etimesgut lisesinde devam ettirdim. 2 yıl liseyi okuduktan sonra bazı nedenlerle Batman’a geri dönüş yaptım ve lisenin son dönemini Batman’da tamamladım. Daha sonra ta ilk okuldan beri hayalini kurduğum hukuk fakültesini kazandım. Kıbrıs Yakındoğu Üniversitesinde hukuk öğrenimimi tamamladım. Şu an Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü okuyorum.  TÜMSİAD yönetim kurulu üyesiyim. Bir dönem AK Parti Seçim İşleri Başkanlığı görevinde bulundum. Birbirleriyle fikir olarak taban tabana zıt ama temelinde insan odaklı birçok derneğe üyeliğim bulunmaktadır. 6 yıldır Batman Barosu’na bağlı olarak kendi özel hukuk büromda avukatlık ve danışmanlık yapmaktayım. 
 
Sizi tanımlayan duygu nedir?

Neşeli ve insani ilişkilerde samimi. 

​İnsan ilişkilerinde en çok sevdiğiniz ve sevmediğiniz yönünüz?

İnsan ilişkilerinde en çok sevdiğim yönüm samimiyet ve içtenlik. İnsanlarla her zaman samimi ve içten bir ilişki kurmaya çalışıyorum. Samimiyet ve içtenliğimin sömürüleceğini bile bile samimiyetimi devam ettirmek. İnsanların beni sömürmeye çalışma gayretlerini gözlemleyebilmek. 

​Bugüne kadar kaç tane kitap okudunuz, okuduğunuz bu kitaplardan en çok beğendiğiniz hangisi ve bu kitaptan almış olduğunuz bir mesajı bizimle paylaşır mısınız?

Sayısını tam hatırlamıyorum. Öğrencilik hayatımda birçok kitap ve roman okurdum. Hatta lise ve üniversite yıllarımda haftada bir roman okurdum Ancak son yıllarda hukuk kitapları ve okuduğum 2. Üniversite olan sosyoloji kitapları, işim ile ilgili bir kısım makaleler dışında pek fazla roman okuyamadım.  Roman kitaplarının kokusunu özledim desem yeridir.  Kitaplar konusunda en sevdiğim yok, en sevdiklerim var ama birkaçını söyleyecek olursam. Stefan Zweng’ in ve Sadık Hidayet in öyküleri çok hoşuma gitmişti ve zevkle okumuştum. Ayrıca çok zor bir seçim olacak ama; Tolstoy'un "İnsan Ne İle Yaşar" romanındaki iki hikayesindeki iki mesaj  ‘’hayatta en önemli an şimdidir, en gerekli olan kişiyse yanındaki kişidir ve en önemli uğraş ise iyiliktir.’’ - insana ne kadar toprak lazım?
 
​En sevdiğiniz şiir ve bir bölümü?

Hayat kısa kuşlar uçuyor. 

Kürt Müziği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yerellikten çıkmalı ve daha çok uluslararasında dillendirilmeli.  Kürt müziğinin en önemli eserleri olan klamlar bize o zamanın tarihi ve kültürü hakkında pek çok bilgi veriyor.  Bence klamlar Kürt tarihi açısından büyük önem taşıyor. Kürtlerin bunca asimilasyon politikalarına rağmen hala kültürlerini devam ettirmelerini biraz da klamlara bağlıyorum.

​Mesleğinizden memnun musunuz, tekrar bir meslek seçecek olursanız hangi mesleği seçersiniz?

Ben mesleğimden memnunum hatta küçüklüğümden beri  hukuk okumak istiyordum. Bir daha dünyaya gelsem yine hukuk okumak isterim. 

​Zenginlik ve fakirlik kavramları size neyi çağrıştırır?

Ne zenginlik ne de fakirlik bir alın yazısı değildir. Zenginlik ve fakirlik hiçbir zaman benim için kriter olmamıştır. Zengin veya fakir olmakla da Allah’ın adaleti ölçülmez. Önemli olan mutlu olmaktır. İşte tam bu noktada da Allah'ın adaleti ortaya çıkıyor. Dikkatli bakınca herkes eşit miktarda mutlu olduğunu göreceksiniz.

​Elinizde sihirli bir değnek ve bu değneği üç kez kullanma hakkınız olsaydı; neler yapmak isterdiniz?

Diğer ikisini kırar atardım. Geri kalan bir değnekle Çocukluğumun en tatlı zamanlarından biri olan  Büyük babam rahmetli Hacı Hasan Adak ile sağlık mahallesindeki sağlık çay evinde  bir oralet (lezzo) içmek isterdim.  

​Batman sizin için ne ifade ediyor? Bize çocukluğunuzun Batman'ını anlatır mısınız?

Batman benim çocukluk anılarımın, kültürünü özümsediğim, geçimimi sağladığım bir kent ifade ediyor. Bir çok anım oldu.  Küçükken çok samimi dostluklarım vardı. Bazen şu anki Pınarbaşı ve Kültür mahallesinde pikniğe giderdik. Bazen de en uzak ve yeşillikli nokta olan Esentepe’ye giderdik ve bize çok uzak görünürdü.  Gizlice Batman çayına yüzmeye giderdik.  Misket, çelik çomak, futbol, üç ayak maç, atari, kibrit kutularından ve gazoz kapaklarından oyunlar, yüksek bir yerden inşaat kumlarına atlama vs. güzel bir çocukluk geçirdim. Tabi tüm bunların hepsi şimdiki çocuklar için bir tablet arasında.  O zaman öyleydi şimdi böyle.

​Batmanın sorunları var mı, varsa en önemli gördüğünüz sorunlar nelerdir? 

Batman birden ve hızlı gelişti. Dediğim gibi daha önceden esentepe bize çok uzak ve ulaşılamaz gözükürken şimdi şehrin ortasında kaldı. Çevre illere göre Batman çok iyi yerde. Belediyenin zamanında yaptığı imar hataları olmasa Batman şu an yeşil alanı ve kentleşmesiyle çok farklı noktalarda olabilirdi. Bizi bekleyen önemli sorunlardan biri de giderek artan araç trafiği ve araç park alanları. Yeni yapılan yapılarda kapalı otopark zorunluluğunun olması gerekiyor.  Maalesef  Batman bu konuda biraz yetersiz.  Batman biraz da tozlu bir yer, biraz da basık olunca toz ve duman pek fazla dağılmıyor. İleride solunum ve akciğer sorunlarımızın artacağını düşünüyorum. Tozu azaltmanın yollarından biri de yeşil alanın artması, temizlik ve hafriyat alanlarının denetlenmesinden geçiyor.

Hayal ettiğiniz bir Batman var mı; varsa nasıl bir hayal?

Eğitim, bilim ve sanayisi ile öne çıkan, yer altı ve yer üstü kaynaklarını verimli bir şekilde değerlendiren TPAO, BOTAŞ ve TÜPRAŞ’ın daha etkin ve yetkin olduğu, bol yeşil alanlı ve sosyal faaliyetler açısından zengin bir yer.

​Size göre “Kürt Sorunu” nedir?

Aslında buna Kürt sorunu değil de Türkiye’de Türk olmama sorunu desek daha doğru olur. Türkiye Cumhuriyeti milliyetçilik temeli üzerine kurulduğu için başka etnik kökenlerin Türkiye içinde entegre olması neredeyse imkansız bir hal alıyor.  Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana "Ne Mutlu Türküm Diyene", "Her Türk Asker Doğar", "Türküm Doğruyum Çalışkanım", "Türkiye'de yaşayan herkes Türk'tür" vs temelli cümlelere bir de orada bir köy var uzakta gitmesek de kalmasak da o köy bizim köyümüzdür, mantalitesi eklenince ortaya Türk olmayanların sorunu çıkıyor.  Bu soruna Kürt Sorunu denmesinin nedeni Türkiye'de azımsanmayacak derecede Kürt vatandaşlarının olması ve bunlara uygulanan asimilasyon politikalarının Kürt nüfusunun çokluğu nedeniyle bir türlü başarıya ulaşmamasıdır. Ayrıca asimilasyon baskıları neticesinde oluşan Kürtlerin birçok  ayaklanmaları da eklenince daha çok Kürtlerin sorunu olarak algılandı. Oysa ki Türkiye'de Türk olmayan herkesin sorunu aynı. 

​“Kürt Sorununun” çözümü için ne yapılmalıdır?

Hükümet çözüm süreci ile çok önemli ve güzel yol kat etti; ancak her ne olduysa bu süreç birden kesintiye uğradı.  Ülkedeki halklarla herkesi kucaklayan yeni bir anayasa yapılmalıydı. Aslında çoklu koalisyon yolu ile bu durum en güzel ve en geniş halk tabanlı bir koalisyon ile yapılabilirdi; ama tabi bu fırsat kaçtı. Taraflar 30 yıldır denenmiş olan öldürme yöntemini bırakması gerekiyor.  Albert EINSTEIN'in dediği gibi "Her seferinde aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç almayı ummak aptallıktır". Maalesef bu günlerde birçok şehit haberleri gelmekte. Bunlar bizi derinden yaralıyor. Ülkede yavaş yavaş kutuplaşma başladı. Yaşanan acılar nedeniyle insanlar kan gütme saikiyle çok acımasızlaştı. İlerlememiz gerekirken geriye doğru bir gidişat içine girdi ülkemiz. Akan kanın derhal durması gerekiyor. Yeniden müzakere ve çözüm sürecinin önü açılmalı.
      
Aristo insan tanımında “insan politik bir hayvandır” derken Descartes “insan düşünen bir varlıktır” der. İbni Haldun ise; “insan geleneklerin ve alışkanlığın çocuğudur” der. Siz, İnsan tanımlaması yapacak olsanız İnsanı nasıl tanımlarsınız?

İnsan ana rahmine düştüğü andan ölene kadar doğası gereği sömüren, diğer insanlarla yarışan bir varlıktır. 

Günümüz Türkiye’sinde birey gerçekten “ben kendinim” diyebiliyor mu, örneğin hiç tereddütsüz kendiniz olabiliyor musunuz?

Günümüz Türkiye'sinde yaşanabilir bir ülkede olması gereken üç sac ayağı olan adalet, sağlık ve eğitim yeterince gelişmediği için özgür bir ortam tam anlamıyla oluşmuş değil.  Bu yüzden imkanlar el verdiğince durum şartlarına göre ideal hedef için çaba sarfettiğim söylenebilir.  

En çok özgürlüğünüzü mü yoksa güvenliğinizi mi düşünürsünüz? Neden?

Özgürlük ve güvenlik zaten iç içe bir kavramdır. bir kişinin özgürlüğü başka birisinin özgürlüğünün başladığı yerde biter. Bu yüzden bunu sağlayacak olan güvenliktir. Tabi güvenlik olacak diye özgürlükten vazgeçmek de imkansızdır.  Çakmak ve sigara gibi bir şeydir.  Özgürlük konusunda Montaigne'nin çok güzel bir tespiti var. Şöyle diyor. 
"Hindistan'a hiç gitmedim. Ömrümün geri kalanında da gitmeyi düşünmüyorum; ama bir gün biri gelir ve "Ey Montaigne bundan sonra Hindistan'a gitmen yasaktır." dese geceleri huzursuz olurum." 
 Öyle ki insanlar özgürlüğünün kısıtlanacağı hissi bile bir şiddet unsuru içeriyor. Maalesef günümüz Türkiye’sinde yapılan tüm düzenlemelere rağmen mahkemeler tarafından insanların özgürlüğü çok kolay ve gerekçesiz bir şekilde elinden alınabiliyor. 

​Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrı olması gerektiğine katılıyor musunuz?

Çok dinli toplumlarda ayrı olması gerekiyor. 

​Günümüz gençliğini maneviyat açısından nasıl görüyorsunuz?

Bundan 10  yıl önce benim yaşlarımda olan  birine  bu soruyu sorsanız muhtemelen o da bizim için şöyle bir cevap verecekti. Gençliğin durumu vahim. Maneviyat bitiyor. Şimdi ben de günümüz genliği için böyle bir cevap vereceğim, benden sonraki nesiller de kendinden sonra gelecek nesiller için böyle bir cevap verecek.  Maneviyat topluma,  zamana göre değişen bir şeydir. Nitekim peygamber efendimiz de ahir zaman gençliği için yapacakları ibadetlerin misli kat sevabı olduğunu söylemiştir.  Maalesef bizler yeniliğe kapalı bir toplumuz bu yüzden teknik anlamda gelişemediğimizi düşünüyorum. 

​Kıyamete 24 saat kaldığını bilseydiniz bu saatlerinizi nasıl geçirirdiniz?

Normal rutin işlerimi ve ibadetlerimi yapardım.  


Abdulselam Adak: Şimdi de bir soruluk hakkımı kullanıyorum ve size soruyorum; Gazetenize ve sizin yazılarınıza karşı birçok dava açtım. Kimisi lehinize kimisi de aleyhinize sonuçlandı. Aleyhinize sonuçlanan davalarınız için ne düşünüyorsunuz?

Ferit Tunç: Öncelikle sorularıma verdiğiniz yanıtlar için teşekkürler. Evet, Batman Müzesi ve Müze Müdürü adına şahsıma ve gazeteme birkaç dava açtınız tabi dava açan sadece siz değilsiniz; 30'un üzerinde davayla karşılaştık ve nitekim bu davaların sonucunda çok şükür hiçbir tanesinde suçlu görülmeyip beraat ettik ve böylece sicilimiz hala tertemiz. Tabi beraat ettiğimiz haberlerle ilgili aynı davalar için bir de tekzip davalarıyla da karşılaşmış olduk ve bazılarında aleyhimize sonuçlandı ve dolayısıyla tekzip yayınlamış olduk; ama açıkçası bunu da pek doğru bulmuyorum, zira haklı görülüp beraat ettiğimiz davada tekzip yayınlamamız büyük bir tezatlık. Gerçi siz de zaten yukarıda belirttiniz; "Maalesef günümüz Türkiye’sinde yapılan tüm düzenlemelere rağmen mahkemeler tarafından insanların özgürlüğü çok kolay ve gerekçesiz bir şekilde elinden alınabiliyor" 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Ömer
4015 gün önce
Güzel bir ropörtajı olmuş ikinizinde emeğine sağlık.
Yazarın Diğer Yazıları
3140 gün önce
3365 gün önce
3560 gün önce
3660 gün önce
3719 gün önce
3943 gün önce
4013 gün önce
4020 gün önce
4083 gün önce
4272 gün önce
4284 gün önce
4307 gün önce
4359 gün önce
4396 gün önce
4397 gün önce
4419 gün önce
4484 gün önce
4582 gün önce




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=