Lütfen bekleyin..
20 Sen 1 Ben’de bugünkü konuğumuz basın camiasının duayenlerinden Batman Basın İlan Kurumu Müdürü Gazeteci Mehmet Gönenç. Sayın Gönenç’e sorduğum 20 sorudan, aldığım 17 yanıt…

Kendinizi tanıtır mısınız?
Elif’in Babası Mehmet, o kadar…
Sizi tanımlayan duygu nedir?
Düşünceli ve hassas…
İnsan ilişkilerinde en çok sevdiğiniz ve sevmediğiniz yönünüz?
Sevdiğim Yönüm: Çabuk ilişkiye geçerim, iyi okuma yaptığımı düşünürüm. Sevmediğim yönüm: Adamın-Kadının sohbet sırasında düşüncelerini okur ve birden keserim, ama diye başlarım
Bugüne kadar kaç tane kitap okudunuz, okuduğunuz bu kitaplardan en çok beğendiğiniz hangisi ve bu kitaptan almış olduğunuz bir mesajı bizimle paylaşır mısınız?
Son okuduğum kitap, İngiliz Binbaşı E.W.C. Noel’in, “Kürdistan 1919 Binbaşı Noel’in Günlüğü” Kitap Kürtleri bugün bile en iyi anlatan kitap. Adı üstünde günlükler. O günün sosyolojisini-psikolojisini en iyi anlatan ve günümüze de önemli mesajlar bırakan eser.
En sevdiğiniz şiir ve bir bölümü?
Vanlı Şair Müştehir Karakaya’nın şiirlerine bayılıyorum. Her şiiri bizi bize anlatıyor.
Gece Sağnakları-1
Gecenin iplerini çektim
zehir içmek bir avuçtan yudum yudum
benim savaşı istemem
yüzümün mimiklerinden belli
sen bir yarısı aynada boğulan
kendinin uzağındasın diye
kaderin bir parçasına çizilmiş
en mahrem yanlarını tutuyorsun
kimse gülmüyor artık yüzüne
ben daha belalı bir savaşçıyım
bakma benim güzel gülüşlerime
aynadan okumuyorum tarihi
iskender ve dahi tüm kördüğümler
benim baltamın esiri
gecenin iplerini çektim
yadırgamıyorum tan vakitlerini
Kürt Müziği hakkında ne düşünüyorsunuz?
Her geçen gün gelişiyor ve destinasyonu güçlü bir hal alıyor. Çok güçlü sesler var ama yine de ben eski seslere daha düşkünüm. Güçlü bir dilin ürettiği müzik de güçlü oluyor haliyle.
Mesleğinizden memnun musunuz, tekrar bir meslek seçecek olursanız hangi mesleği seçersiniz?
Türkiye’de bu soru çıkmaz sokak. Bunun nedeni de üniversiteye hazırlanma vaktinde dahi meslek seçimi yapılmış olmuyor. Geçinmek için meslek seçimi yapılıyor ve bu yüzden insanlar yaptıkları meslekten memnun değiller. Ben ise memnunum, çünkü daha lise yıllarında seçtim mesleğimi ama tekrar bir meslek seçme fırsatı verilirse Arkeolog olmak isterdim.
Zenginlik ve fakirlik kavramları size neyi çağrıştırır?
Güçlü ve zayıf algısı oluşuyor. Zengin istediği her şeye sahip olabiliyor, çalışmak zorunda değil ama fakir geçimini sağlamak için sağlığından olmayı dahi göze alabiliyor.

Elinizde sihirli bir değnek ve bu değneği üç kez kullanma hakkınız olsaydı; neler yapmak isterdiniz?
Madem elimde sihirli değnek var, üç kez kullanmak bana yetmeyecektir, çokça yapmak istediğim şey var. İnsan doymak bilmiyor. İnanın o kadar çok isteğim var ki, bu değneği bu yüzden hiç kullanmak istemiyorum.
Batman sizin için ne ifade ediyor? Bize çocukluğunuzun Batman'ını anlatır mısınız?
Çocukluğum, yitip giden gençliğim ve kullanamadığımız petrol. Petrolümüz var ama yollarımız asfaltsız, bunu içime sindiremiyorum. Çocukluğumdaki Batman’ın sorunları azdı, şimdi çok fazla.
Batman’ın sorunları var mı, varsa en önemli gördüğünüz sorunlar nelerdir?
Batman’ın sorunları çok… Yeşil alanlar, mesire ve koruluklar yok. Hava ve çevre kirliliği çok… Toz çok ve sosyal yaşam Diyarbakır Caddesi’nden ibaret. Yokluk içinde bir kent var karşımızda. Tablo karamsar ama objektif olmak zorundayım.
Hayal ettiğiniz bir Batman var mı; varsa nasıl bir hayal?
Etrafı ormanlarla çevrili, Dicle’nin etrafında sosyal yaşam Donatlarının olduğu bir kent hayal ediyorum.
Size göre “Kürt Sorunu” nedir?
Bu sorun beni aştığı için yanıtlamak istemiyorum(Malum memuriyet(-1-)
“Kürt Sorununun” çözümü için ne yapılmalıdır?
Bu sorun beni aştığı için yanıtlamak istemiyorum(Malum memuriyet(-2-)
Aristo insan tanımında “insan politik bir hayvandır” derken Descartes “insan düşünen bir varlıktır” der. İbni Haldun ise; “insan geleneklerin ve alışkanlığın çocuğudur” der. Siz, İnsan tanımlaması yapacak olsanız İnsanı nasıl tanımlarsınız?
İnsan isterse güzel, isterse çirkin olabiliyor, hiçbir hayvan insan kadar maske takamıyor ve ruh hali bu kadar girift olmuyor.
Günümüz Türkiye’sinde birey gerçekten “ben kendinim” diyebiliyor mu, örneğin hiç tereddütsüz kendiniz olabiliyor musunuz?
Dünyanın hiçbir ülkesinde insanlar tam olarak kendileri olamıyor. Salt Türkiye için bunu düşünemiyorum.
En çok özgürlüğünüzü mü yoksa güvenliğinizi mi düşünürsünüz? Neden?
Tabi ki özgürlüğümü düşünürüm, özgürsem güvenlik sorunumda yoktur zaten.
Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrı olması gerektiğine katılıyor musunuz?
Bu sorun beni aştığı için yanıtlamak istemiyorum(Malum memuriyet(-3-)
Günümüz gençliğini maneviyat açısından nasıl görüyorsunuz?
Daha iyi olabilir.
Kıyamete 24 saat kaldığını bilseydiniz bu saatlerinizi nasıl geçirirdiniz?
Her insanın kıyameti ölümüdür. 24 saat sonra öleceğimi bilsem, secdeye kapanır Allah’a beni affetmesi için yakarırdım.
Mehmet Gönenç: Şimdi de ben soru hakkımı kullanayım: “Kürt Sorununun” çözümü için ne yapılmalıdır?
Ferit Tunç: Öncelikle röportaj teklifimizi kırmayıp, sorularımızın çoğunu cevapladığınız için teşekkürler. Sorunuzun cevabına gelecek olursak; her nedense bu son iki röportajımızda hazırladığım sorular bana yönlendiriliyor, bu da benim için daha dikkat ve farklı bir yer edinmiş oluyor. Evet, son yıllarda "Kürt Sorunu Çözümü" diye adlandırılan mesele için önemli adımlar atıldı; ama çözüm bir türlü gerçekleşmedi. Bunu da konulan yanlış teşhislere bağlıyorum. Bana göre daha işin başındaki teşhis; yani "Kürt Sorunu Çözümü" teşhisi doğru değil; çünkü bu sorun kimi Türklerden kaynaklı sorun ve dolayısıyla illa bir başlık verilecekse de "Türk Sorunu Çözümü" olmalı ve böylece çözüm arayışları yapılmalı. Tabi, bunun yanında bu bir iman meselesi; çünkü gözle gördüğünü görmezden geliyorsan bu imanın eksikliğinden kaynaklıdır. Yine bu tam anlamıyla insan olamama meselesidir; çünkü Yüce Yaradan’ın düşünen tek varlığı insandır…
Dolayısıyla teşhis bu tür sorun çıkaranlarda, düşünemeyenlerde ve imanı noksan olanlar üzerine konulup, çözüme gidilmelidir.