Lütfen bekleyin..

Ferit TUNÇ

BİN YAPTIK BİRİNİ GÖSTERDİK

26 Ekim 2015, 19:17 - Okunma: 3059

1 Kasım’a sayılı birkaç gün kaldı ve Türkiye sandık sonuçlarını şimdiden merak etmeye başladı. 7 Haziran seçimleri öncesinde Diyarbakır’da patlatılan bomba,  seçim sonrası Suruç’ta ve 1 Kasım seçimlerine yaklaşırken Ankara’da patlatılan bombalar hiç şüphesiz ülkeyi çok derinden etkilediği gibi seçimleri de etkilemekte, bugün biz bu patlamaları ve 1 Kasım seçimleyle ilgili Türkiye ve Batman’ı, Ak parti Batman Milletvekili ve aynı zamanda Ak Parti Batman Milletvekili Adayı Ziver Özdemir’le konuştuk. Sorularımıza aldığımız samimi ve aydınlatıcı cevapları siz değerli Yön okurlarıyla paylaşıyoruz…

Röportajımıza adaylık sürecinizle başlamak istiyorum, 7 Haziran seçimlerinde liste başındaydınız şimdiyse listede ikinci sırada bulunuyorsunuz bunun özel bir nedeni var mıdır?

2011 yılında Sayın Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek Batman’da liste başı yapılırken, biz de listede ikinci sırada yer aldık ve bu halk bize destek vererek Batman’ı parlamentoda temsil etme şansımız oldu.  7 Haziran seçimlerinde ise partimizin genel merkezi Maliye Bakanımız Mehmet Bey’i Gaziantep’te aday göstermekle beraber Batman’da liste başına bizi uygun gördü ve böylece seçim çalışmalarımızı 3 değerli arkadaşımızla beraber yürüttük. Tabi 7 Haziranseçimlerinin psikolojisini bölgemizdeki yansımasıyla beraber bölgenin genelinde bir oy oranının düşüşüyle atlattık. Bunun sonucunda da Batman’da bir milletvekili çıkarabildik ve böylece parlamentoda ikinci dönem Batman’ı temsil etme şansını bu halk bize vermiş oldu. İşin doğrusu bölgede siyaset yapan bütün insanları çok yormuştu; çünkü hak etmediğimiz tavırlarla karşılaştık ve bundan ötürü de kendi şahsım olarak 1 Kasım seçimlerinde adaylık için müracaat etme taraftarı değildim. Geniş bir iki istişare yaptık ve istişare neticesinde de genel merkezimizdeki yetkili arkadaşlarımızdan aday olmamız gerektiğini belirttiler ve böylece aday adaylığı başvurumuzu yaptık. Tabi bölgenin genelinde yapılan bazı değişiklikler neticesinde kimi liste başları, kimi de liste ikincilerinin yerleri değiştirildi, genel merkezimiz bu konuda takdirlerini kullandılar ve bizleri de 1 Kasım seçimlerinde 2. Sırada gösterdiler. 

 Bu konuda tavrınız ne oldu?

Tabi biz dava adamıyız, bizim açımızdan listenin birinci sırasında olmak veya dördüncü sırasında olmaktan çok partimizin genel başarısı daha çok önemli. Elbette insanın nefsine hoş gelen veya gelmeyen durumlar vardır; ama prensibim gereği bu davanın bir neferi olarak bu süreçte de hiçbir zaman bireysel hesapları, davamdaki hesapların önüne koymadım. Onun için de biz şu anda seçim kampanyamızı yürütüyoruz, elimizden gelen gayreti göstermeye çalışıyoruz. Çünkü Türkiye için önemli, bölgemiz için de daha da önemli bir seçim sözkonusu. Onun için de bunun farkındayız ve işin doğrusu sıralamayı çok da umursamadığımı söyleyebilirim. Birinci sırada da dördüncü sırada da olsaydım bu yaptığım çalışmayı yapacağımı belirtmek isterim. 

Ak Parti 7 Haziran seçimlerinde Batman’da ciddi bir oy kaybı yaşadı ve şimdi 1 Kasım Genel Seçimleri için seçim çalışmalarınız sürüyor. Seçim çalışmalarınızda 7 Haziran Seçimlerine göre halkın sizlere yaklaşımı nasıl, Ak Parti’ye geri dönüşler var mı; yoksa tepkiler sürüyor mu?

7 Haziran ile 1 Kasım seçimleri arasında bazı durumlarla ilgili çok ciddi farklılıklar veya değişimler var. Daha doğrusu; 7 Haziran’da bölgedeki siyaset ile 1 Kasım seçimlerindeki siyaset kampanyaları çok farklı. 7 Haziran çok ciddi bir gerginliğin olduğu, baskının olduğu ve hele hele Diyarbakır’da HDP mitinginde bomba patlatıldıktan sonra ve çok profesyonelce yapılan algı operasyonuyla beraber bölgede belki de HDP’ye ilk kez oy verecek çok ciddi bir kitle oluştu. 7 Haziran seçimlerinde milliyetçiliğin pik yaptığı bir seçim yaşadık, bir de bu seçimde kamu düzeniyle ilgili çok ciddi sıkıntılar yaşandı; kamu otoritesinin belki toplum üzerinde etkisini değerlendirdiğimizde neredeyse hiç gözükmediği bir seçim yaşadık bölgede. 

 

Diyarbakır patlamasından söz etmişken şunu sormak istiyorum; Malumunuz 7 Haziran seçimleri öncesi Diyarbakır patlaması, seçim sonrasında Suruç patlaması ve 1 Kasım seçimlerine yaklaşmışken Ankara’da 102 vatandaşımızın hayatını kaybettiği büyük bir patlama yaşadık ve bu üç patlamada da siyasi partilerin söylemlerinin dışında, kamuoyunun kimi kesimlerinde bu patlatmaları hükümet yapmış veya yaptırmış gibi bir algı var…

Burada hükümete çok büyük bir haksızlık yapılıyor ve hükümetimiz çok insafsız ithamlarla karşılaşıyor bu süreçte. Şöyle bir eleştiri getirilirse; bu olayların gelişmesinde hükümetin güvenlik tedbirleri yeterli değildir, bir zafiyet var derseniz anlarız; ama çok insafsızca ve hakikaten etiğe aykırı bir şekilde yapılıyor. Cumhurbaşkanımızdan tutun başbakanımıza ve hükümet bireylerine kadar sanki bu olayları onlar hazırlıyor veya bu olaylarda parmakları var gibi kamuoyuna lanse ettiriliyor. Diyarbakır, Suruç ve Ankara patlamalarının üçünü de dikkate aldığımızda burada en çok zarar gören hükümettir. Olayların sonucuna baktığımızda eğer hükümetin işini kolaylaştıran bir durum varsa haklı gerekçeleri var diye bu ithamları anlardık; ama durum bunun tam tersine en büyük zararı hükümet ve partimiz görmüştür. Dediğim gibi burada bazı idari eksiklikler olmuş olabilir bununla ilgili eleştiriler yapılabilir; ancak olayların failiymiş gibi Cumhurbaşkanımızı ve hükümeti eleştirmek tamamen bir algı operasyonunun parçası gibi görünüyor. Aynı senaryo hem Diyarbakır, hem Suruç hem de Ankara patlamasında sahneye konulmaya çalışılıyor. Bu olaylarla ilgili araştırma ve soruşturmalar devam ediyor. Çok çetrefilli ilişkiler ortaya çıkıyor. Bunların failleri ve azmettiricileri net olarak ortaya döküldüğünde kamuoyu bunun takdirini yapacaktır.

Öyle bir süreçteyiz ki Türkiye’nin gündemi her gün farklı bir olayla değişiyorken Batman da bundan eksik kalmıyor. Malumunuz 2014 seçimlerinde Batman halkının yüzde 60 oyla seçtiği bir belediye başkanı çok yakın bir geçmişte içişleri bakanlığı tarafınca görevinden uzaklaştırıldı, demokratik ülkede bu ne kadar doğrudur?

Tabi yüzde 59 oyla seçilen bir belediye başkanı, halkın iradesiyle seçilen seçilmişlerin böyle kolaylıkla atanmışlar tarafından görevden uzaklaştırılması elbette ki tasvip edilecek bir olay değildir. Tabi seçilmişlerin de o halkın iradesinin temsilini sürekli omuzlarında hissetmeleri ve sorumlulukla hareket etmeleri gerekiyor. Seçilmişlerin de sorumsuzca bir hareket veya davranış içerisine girmemeleri gerekir. Kanuna aykırı hareket edildiğinde bu son örnek gibi olumsuz durumlarla da karşılaşılabiliyor maalesef. Ben şahsen bir belediye başkanının bu şekilde görevden alınmasını vicdanen de aklen de kabul etmiyorum; ama öte yanda da ayrı bir gerçeklik varsa da onu da birileri yapmak zorunda kalıyor ve yapıldığı zaman da sanki halkın iradesine direkt müdahale edilmiş gibi bir fotoğraf ortaya çıkıyor. Tabi bu tablodan sonra başkan vekili seçimleri oldu; Biz parti teşkilatımız olarak halkın iradesinin yüzde 59 oyla seçtiği HDP belediye başkanının, başkan vekilinin de HDP’den seçilmesinin daha doğru olduğu sonucuna vardık ve böylece başkan vekili seçiminde teşkilatımızın aldığı kararla aday göstermedik. Umut ediyorum, halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanı da en kısa zamanda görevine iade edilir.  

Bir önceki sorumda da değinmiştim; Türkiye’de gündem her gün değişiyor; bir olay daha sıcaklığını yitirmemişken başka bir olayla karşılaşıyoruz, bunlardan biri de Diyarbakır Yenişehir Belediyesi’nin billboardlara astığı karikatür oldu. Her ne kadar yetkililer bir yanlışlık olduğunu belirttiyseler de halkın tepkisi oldu, sizin bu karikatür olayında tepkiniz ne?

Bu kesimin daha önce de bu toplumun, bu halkın manevi değerlerine aykırı davranışları, söylemleri çok oldu. İnsanların manevi değerlerini hiçe sayarak daha doğrusu savaş açarak bir toplum mühendisliği ortaya konulmak isteniyor. Uzun vadede toplumu temellerinden kopararak farklı bir noktaya taşımak istiyorlar. Mesela geçtiğimiz senelerde Batman’da  Belediyenin “Dilek Çadırı”na astığı “Biz Kadınız. Kimsenin namusu değiliz. Namusumuz Özgürlüğümüzdür” şeklindeki pankart asılmış, daha sonra da bir belediye Peygamber Efendimizin (SAV) Kadınlar size Allah’ın emanetidir” hadisine istinaden “Biz kimsenin emaneti değiliz, biz kadınız” şeklinde pankart asmıştı. Yine bunların dışında zorunlu din dersi ve Diyanet İşleri Başkanlığının kaldıracaklarını, eşcinsel evliliklere onay vereceklerini seçim bildirgelerinde ilan etmişlerdi. 

Dediğim gibi karikatürlü billboardları süslemeyle ilgili bu kesimin bölgede yaptığı ilk değildir. Daha öncesinde de bizim kutsal değerlerimize afişlerle, karikatürlerle yapılan saldırılar oldu ve kınadık; ama birileri şunun farkına varmalı artık, insanların kutsallarına kimsenin dil uzatma cüreti bulunmamalı ve bu hakkı kendilerinde bulmamalı. Hiç kimse, Müslümanların kutsal değerleriyle alay etme, kutsal değerlerini rencide etme hakkına sahip değildir; dolayısıyla Batman’daki teşkilatımız da bu çirkin saldırıyı kınadı, İslami hassasiyeti olan STK’lar ve herkes kınadı. Bu tür eylemlerin arkasına baktığımızda, bilinçli ve şuurlu bir şekilde bu toplumun kutsallarıyla alay ederek, toplumu rencide etmek için yapılan çok sinsi planları görürüz. Eğer ki belediye yönetimi bu çirkin işten dolayı özür diliyorsa, bunların müsebbiplerini ve bu işin esas yönetici pozisyonundaki; yani perdenin arkasındaki bu işin esas oynatıcılarının da hadleri bildirilmesi gerekir.  Sadece bir özürle geçiştirilecek bir mesele değildir. 

Tekrar size dönecek olursak, sizi ve ailenizi yakından tanıyan biri olarak şunu sormak istiyorum; Batman’da doğup büyüdünüz ve geniş ailenizle kenar bir semtte yaşıyorsunuz,  bugüne kadar Batman’da birçok vekil gelip geçti; ama sizinki gibi hiçbir milletvekilinin veya siyasetçinin evi ve iş yerleri saldırıya uğramadı, nitekim belediye başkan adaylığınız döneminde aile fertlerinizin de evde bulunduğu bir vakitte evinizin ateşe verilmeye çalışılması dehşet bir durumdu, bu saldırıların nedeni ne?

2009’da belediye başkanlığı adaylık dönemi, il başkanlığı ve milletvekilliğimiz boyunca istemediğimiz, üzüntü verecek olaylarla karşılaşmış olduk. Belki günümüz Batman’ında en azından ömrünün bir kısmını Batman’da geçirmeyen; ama şimdi Batman’da yaşayıp da Batman’ı yönetenler ve yahut da Batman’da diğer siyasi partilerde aktif görev alanlar ve bu görevleri onlara verdiği imkânlar doğrultusunda da Batman’da karar verici pozisyonunda olan bir kısım insanlar şunu sanıyor; Ak Parti’de siyaset yapanlar sanki bir menfaat için siyaset yapıyor gibi bir imaj vermek istiyorlar. Hâlbuki bunlar çok yanılıyorlar, bunu Batman’da yaşayan kendi arkadaşlarına sorduklarında en azından Batman’ın son 25 yılında aktif olarak kendi inancı doğrultusunda siyaset yapan bir kişiliğe sahip olduğumu bilir, söylerler. Bizim bir idealimiz, bir davamız var; bizim idealimiz ve davamız onlarınki gibi de dünyevi değildir, bunu da böyle bilmeleri gerekiyor. Dolayısıyla bizim o karşılaştığımız saldırılar sadece bizi üzüyor. Eminim ki Batman’da yaşayan ve Batmanlı olan hiçbir vatandaşımızın  evimizi kundaklamayacağını, araçlarımızı yakmayacağını, iş yerlerimize saldırmayacağını ve yahut bizlere karşı yapılan eylemlerde yer almayacağını biliyorum ve bunu görüyorum; Çünkü ben Batman’da doğdum, babam ve ailem burada yaşadı ve bizler de burada yaşıyoruz ve bundan sonra geri kalan ömrümüzde de Rabbim sıhhat verirse burada insanlarımız arasında yaşamaya devam edeceğiz. 

 

 Siyasete atıldığınız günden bugüne aile iş yerlerinizde yüzlerce belki de binlerce çalışanınız oldu, aday olduğunuz dönemlerde çalışanlarınızdan doğal hakkınız olan oy talebiniz oldu mu?

Biz, hiçbir zaman böyle girişimde bulunmadık; çoluk çocuğuna, ailesine nafakasını kazandırmak için bize ait iş yerlerimizde çalışan hiçbir personele bu konuda ne baskı, ne mobing uygulamadık. Bu yönde telkinlerde bulunmadık. Bunların içinde istisnalar olabilir, o istisnalar da akrabalarımızdır. Tabi bizim yanımızda çalışan insanlar kendi özgür iradeleriyle bize oy veriyorsa bu benim açımdan sevindirici bir durumdur; ama ideolojik olarak olaylara yaklaşıp kendisini başka bir yerde gören bir insana ben hiçbir zaman bir dayatma, yanımda çalışıyor diye birilerine taciz ve yahut baskı uygulamak hiçbir zaman karakterimde olmadı, bugüne kadar yapmadık ve bundan sonra da yapmayacağız.

Geçmiş dönemlerde Batman’da milletvekilliği yapan birçok isim için olumsuz söylemler, yakıştırmalar yapıldı; yolsuzluk, hırsızlık vs. Ama sizin Milletvekilliğiniz boyunca sizinle ilgili tek bir yolsuzluk veyahut başka olumsuz bir söylem olmadı. Daha çok Ziver Özdemir memleket için ne yaptı diye sorular yöneltildi. Şimdi bu soruyu ben de size yöneltmek istiyorum; Ziver Özdemir Milletvekilliği boyunca Batman ve Türkiye için ne yaptı?

Dört yıllık milletvekilliğim döneminde Batman’ın geneline yansıyan bütün projelerin altında hem bakan beyin hem de bizim imzamız vardır. Şu anda Batman’da devam eden projelerde de imzamız ve takibimiz vardır. Ziver Özdemir 'ne yaptı ki' diyenler için şunları söyleyeyim; Her şeyin baronları olduğu gibi bir de yerellerin de siyasi baronları vardır; o siyasi baronlara siz hizmet ettiğiniz müddetçe bu işin çok reklamı olur ve çok küçük şeyi vatandaşın gözüne devasa gibi sunarlar. Ve maalesef vatandaşımız da her şeyi, herkesi günübirlik takip edemediği için siyasi baronların söylemleri burada çok daha gür çıkıyor. Biz bu siyasi baronları memnun etmek için de bir mücadelenin içine girmedik ve girmeyiz; ama Batman Merkez ve ilçelerine ilişkin bütün hizmet alanlarında; sağlıktan tutun eğitime hepsinde imzamız vardır. Bugün kişi başına düşen derslik sayısında Batman sıralamadaTürkiye’de on beşlerdeyse bunun altında bizim de imzamız vardır. Eğer sağlıkla ilgili yapılan ve devam eden proje varsa, yapılmakta olan Kadın Doğum Hastanesi gibi bunda bizim de imzamız vardır. Ulaşımda gerek köprülü kavşaklarda gerek Kantar Köprüsünde ve gerek yapılan diğer ulaşım imkânların hepsinin altında imzamız vardır. Yalnız AK Parti’nin bir önceki iktidardaki partilerden şöyle bir farkı vardır ve bunu göz ardı etmemek gerekiyor; daha öncesinde parti isimlerinden çok şahıs isimleri öndeydi, ama 13 yıllık süreç içerisinde bütün milletvekilleri arkadaşlarımızın isimlerini sayabiliriz, bireysel olarak değil; ama bir kurumsal yapı olarak bütün işleri hükümet yapar; ama tabi ki bu arkadaşlarımızın yapılan işlerin altında imzaları vardır. Onun için şunu gönül rahatlığıyla söylüyorum; Biz, Batman’a çok şey yaptık. Bu son dört yıllık süreç içerisinde kendi açımdan başarılı bir süreç yaşadık; hem genel merkezde aktif olarak görev aldık, Türkiye’de genel siyasete ilişkin önemli yerlerde görev aldık, üzerimize düşen görevi yaptık. 

AK Parti Genel merkez Halkla İlişkiler Başkan Yardımcılığı görevinde bulunduk ve neredeyse Türkiye’nin tüm illerini dolaşarak halkla kucaklaşıp daha özgür ve güzel bir Türkiye nasıl olur mantalitesiyle çalışmalar yürüttük. Tabi parlamento çatısı altında da KİT Komisyon Başkan Vekilliği, İnsan Haklarını İnceleme komisyonu Üyeliği görevlerini yaptım. 

Bir de en önemlisi, Türkiye’mizin en önemli ve hassas çalışması olan Kürt Meselesiyle ilgili olarak TBMM’de oluşturulan Çözüm Komisyonunda görev aldık ve katkı sunduk. Bunun dışında yine Çözüm Komisyonu kurulmadan önce Kürt Meselesi ile ilgili olarak kurulan ve birçok ilde çalışmalar ve görüşmelerde bulunan Stratejik Çalışma Grubunun içinde yer alarak doğu ve güneydoğuda bir çok ilde STK’lar, kanaat önderleri ve vatandaşlarla görüşerek rapor hazırladık. Yine Çözüm süreci çerçevesinde bir heyet olarak Almanya’da Eğitim Sistemlerini araştırmak için düzenlenen çalıştayda yer aldık, yine İrlanda’da İRA ile yürütülen süreçte yer alan kurumlar ve kişilerle “Hayırlı Cuma Anlaşması” çalıştayına katıldık. Bunlarla ilgili raporlar düzenledik.

Yani dolu dolu bir dört yıl yaşadık, tabi önemli olan bu halka samimi olarak hizmet etmektir; Biz halka bir yapıp gözüne bin göstermek değil, bin yapıp birini gösterdik. Onun için de mutluyuz; çünkü biz bunu başta Allah rızası olmak üzere milletin rızasını kazanmak için yaptık ve siyasi anlayışımızda da bu vardır. 

Son olarak Batmanlılara bir mesajınız var mı?

1 Kasım Seçimleri için mesajımız şu; vatandaş, hiçbir baskı, tehdit ve başkasının iradesini dayatmasının etkisinde kalmadan, hür iradesiyle elini vicdanına koyup oyunu kullanmasını istiyoruz. Adaletli bir seçim olmasını istiyoruz; yani biz burada seçim güvenliğinden daha çok seçim adaleti diyoruz. Vatandaş sandıkta oyunu Ak Partiye verecekse Ak Partiye versin, HDP’ye verecekse HDP’ye versin, MHP’ye verecekse de MHP’ye versin; ama orada birinin iradesinin tahakkümüyle, birisinin baskısıyla olmaması gerektiğini söylüyoruz ve devletin bunu sağlaması gerektiğini her ortamda paylaşıyoruz. Eğer, bir sandıkta 107 oy kullanılmışsa ve o sandıkta geçersiz oy olmadan hepsinin tek partiye çıktığını görüyorsak ve bununla ilgili kulaktan kulağa duyulup birisinin sandık başına geçip tüm oyları tek başına kullandığı söyleniliyorsa bunun neresinde adalet vardır. Seçimlerde önemli olan, seçim adaletini sağlamaktır. 1 Kasım seçimi, Türkiye açısından çok önemli bir seçimdir, Türkiye’nin özellikle şu Ortadoğu’daki ateş çemberinin içine çekilmek istendiğini vatandaşımız çok iyi bilmelidir. Türkiye’nin, Suriye'ye benzer bir şekilde dönüştürülmek isteyen kesimlerin gayretleri, amaçları var. Bizim bu gayret ve amaçlara Türkiye halkları olarak karşı çıkmamız gerekiyor ve bunu da en iyi şekilde 1 Kasım’da sandıklara giderek yapabiliriz.  

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
3019 gün önce
3244 gün önce
3438 gün önce
3538 gün önce
3597 gün önce
3821 gün önce
3892 gün önce
3899 gün önce
3962 gün önce
4150 gün önce
4162 gün önce
4185 gün önce
4238 gün önce
4275 gün önce
4276 gün önce
4297 gün önce
4362 gün önce
4460 gün önce




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=