Lütfen bekleyin..
Bugün siz değerli okurlarımla bir hikâye paylaşmak istiyorum;
Tam bir yıl önce Batman Bölge Devlet Hastanesinde 112 Acil Servis Başhekimi, görevi başında bulunan acil doktorlarından birini tokatlamış ve biz de bunu “Tokatçı Başhekim” başlığıyla haberleştirmiştik. Normal şartlarda görevi başındaki bir doktoru dövmek suç iken ve doktorun şiddete maruz kalması durumunda sağlık camiası bir olup şiddeti kınarken ve hatta iş bırakma eylemine kadar giderken bu olayda her kesimin sessiz kalması açıkçası sağlık camiası için bir samimiyet testi oluşturmuştur.
Tabi kimsenin bu olay karşısında ses çıkartmaması özellikle de sağlık il müdürü ve yöneticilerinin ve de sağlık sendikalarının sessiz kalması bir nevi doktoru tokatlayan başhekimin elini daha da güçlendirmiş ve bu gücü arkasına alarak sanki suç işleyen bizmişiz gibi aleyhimize dava açmış oldu. Tabi bu sırada şiddete maruz kalan acil doktoru, darp raporu almış ve şiddette maruz kaldığı esnada olaya tanık olan mesai arkadaşlarının da şahitliğiyle başhekim hakkında suç duyurusunda bulunmuş; ama kısa bir süre sonrasında ise aracıların araya girmesiyle doktor davasından vazgeçmiş ve meydan böylece bize dava açan 112 acil servis başhekimine kalmış oldu. Böylece filmlere konu olabilecek trajikomik dava başlamış oldu ve tam altı celsede karara bağlanabildi, karar ise şimdilik başhekimin mutlak zaferiyle sonuçlanmış oldu; çünkü ona “Tokatçı Başhekim” demem 11 ay 20 gün hapis cezası yememe sebep oldu olmasına da hala “tokatçı” kelimesi üzerinde kafa yormayı bırakmış değilim, zira tokat atana “tokatçı” demeyeceğiz de “okşayıcı” mı diyelim; yoksa “darbeci” mi diyeceğiz bilemiyorum; ama aldığım gazetecilik eğitimine göre en güzel ve en doğru başlık “tokatçı” başlığının yazılmasıdır.
Tekrar hikayemize döneceksek; davanın ilk dört celsesinde hakim kararı bir türlü veremedi ve daha sonrasında tayini çıktığı için beşinci celsede davaya yeni bir hakim baktı ve maalesef bizi şaşırtan ve dava sonucundan daha çok üzen bir gelişmeyle karşılaştık. Beşinci celsede 112 acil servis başhekimi, tokatçı olmadığını kanıtlamak için öyle bir tanık getirmiş ki, hikayenin seyri başka bir yöne evrilmesine sebep olmuş. Evet, tanık şiddette maruz kalan doktor ve ifadesinde başhekimden kesinlikle tokat yemediğini sadece aralarında bir tartışma cereyan ettiğini söylemiş ve benim davayı kaybetmem için başhekimin tarafına geçmiş oldu; ama unuttuğu bir şey vardı o da bir yıl önce aldığı darp raporu ve gösterdikleri şahitler bize de belge oluyor olması. Ayrıca şunu da burada vurgulamadan geçemeyeceğim; ne tokat atan başhekimi ne de tokat yiyen doktoru ne tanırım ne de onlarla alıp verdiğim bir durum söz konusu, benimkisi tamamen gazetecilik gereği görevimi yapıp haber değeri olan bir olayı haberleştirmektir ve takdiri kamuoyuna bırakmaktır.
Neyse biz tekrar hikâyemize dönelim; Evet, beşinci celsede karşılaştığımız durum bizi şaşırtmışken bu olayın davamıza da doğrudan lehimize tesir edeceği kanaatindeydik; çünkü yapılan bu yanlış, mahkemeyi yanıltmaya yönelikti ama öyle olmadı maalesef ve karar bir sonraki haftaya verilmek üzere altıncı celseye bırakılmış oldu. Hikâyenin son celsesi olan altıncı celse ise geçen hafta yüzümüze okundu ve Batman’da ki mahkememiz “tokatçı” kelimesini hakaretten sayarak 11 ay 20 gün hapis cezasıyla şimdilik sonuçlandırmış oldu. Şimdilik sonuçlandırmış oldu diyoruz; çünkü bunun Yargıtay’da temyizi, bozulmazsa Anayasa’ya gidişi o da olmazsa üzülerek söylüyorum maalesef ve maalesef adaleti dışarıda arayışımıza; yani AİHM’e kalmış olur. Tabi gönül istemez bunların hiçbirinin yaşanmasını; ama yaşanmışsa herkes kendi görevini de layıkıyla yapması gerekir.
Bu arada geçen hafta Samsun’da öldürülen Doktor’a Allah’tan rahmet dilerim; ama ne acı ki doktorlar ancak öldürüldüğü vakit sahipleniliyorlar ve öldürene lanet okutuluyor. Bizim, Batman’da da doktor görevi başında darp edildi; lakin sağlık camiasından tek bir tepki gösterilmedi; o da iki nedenden; Birincisi, doktoru döven bir başhekimdi. İkincisi ise doktor ölmemişti ve ne yazık ki; başhekim doktoru darp etmesiyle kaldı, İl Sağlık Müdürü arkasında durdu ve maalesef hukuk tarafından da ödüllendirildi; çünkü doktorun darp edilişini haber konusu eden gazeteci yani ben 11 ay 20 gün ile hapis cezasıyla cezalandırıldım. Tekrardan öldürülen doktora Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır dilerim…
Adalet herkes için lazım en çok da adaleti tesis edenlere…