Lütfen bekleyin..
Filistinde bir katliam olur, ülke olarak yek vücut olup İsrail’i en şiddetli şekilde kınarız.
Uzak doğu ülkerinden Mynmmar’da katliam olur, zalimlerin vahşetine avazımızın çıktığı kadar bağırıp zalimlere dur deriz.
Mısır’da Müslüman Kardeşlerin üyelerine idam kararı çıkar, bu karar bize çıkmış gibi karşı dururuz.
Suriye’de, Esad Muhalifleri katleder; bizler bu katliamı kabul etmeyip dünya gündemine taşırız.
İran’da Kürtler idam edilir, umurumuzda mı...
Rojava’da Kürt çocukları katledilir, onlar da kim...
Maalesef üzülerek söyleyip, yazıyorum. İslami STK’lar sınıfta kalmış, islamiyetle ilgili bağları sorgulanır olmuştur; çünkü güzel dinim islam tüm mazlumların yanında bulunmayı emreder.
Bugün İHH, Mavi Marmara katliamı üzerinden yıllar geçmesine rağmen, katliamı sürekli gündemde tutup İsrail’i lanetlerken, Özgür-Der ve diğer İslami STK’lar Suriye ve Mısır’daki vahşeti tempo düşürmeden kınarken, İran’daki idamlara, Rojava’daki çocuk katliamlarına ses çıkartmamaları insani ve islami açıdan kabul görmek kolay değildir. Ne zaman ki bu STK’lar; ama onlar şucudur, bucudur demeden onların mazlumiyetine sahip çıkıp, onların yanında saf tutarsa; işte o zaman insanların güvenini kazanır ve samimiyetleri sorgulanmaz olur.
Dolayısıyla İslami STK’Lar başta bugün Rojava’da yaşanan katliamlara en sert şekilde tepki verebilmeli ve Irk, renk, din ayırmaksızın tüm mazlumların yanında olduğunu gösterebilmelidir...
Son olarak; İslam’ın bir ferdi olarak ilk günden bugüne tüm katliam ve zulümleri kınadığım gibi bugün de İran’da ve Suriye’de Kürtlere yapılan katliamı lanetliyorum ve Üstad Bediuzzaman Said-i Kurdi’nin deyimiyle “Zalimler için yaşasın Cehennem” diyorum...