Lütfen bekleyin..

Abdullah Basmacı

O ve Ben

07 Ocak 2018, 15:55 - Okunma: 1766

O yokken ben kendi kendimle konuşurdum.
Kendimle konuşmamı diyalog satırları ile gösterirsem;
Ben : “……………….”.

Ben : “……………….”.

O varken kendimle değil ama kendimde konuşur oldum.

Onla, kendimde konuşurken;

Ben: “Şimdi evde tek başıma olmak istemezdim. Bilmiyorum ama kendimi yalnız hissediyorum... Ama tekim… Dışarıda yağmur yağıyor… Sosyal medya da herkes eğleniyor… Ben… Ama şükür ki evim var. Dışarıda değilim. Aradığımda telefonumu açan ailem ve sevdiklerim var… ya onlar olmasaydı?.. Böyle düşününce rahatlıyorum. Evde yalnız kalmak bana bir şarkı, bir şiir olup sesli sesli dökülüyor dudaklarımdan… Evde birileri varken sesli sesli söyleyemediğim her şeyi söyleme özgürlüğün kavuşuyorum diye düşünüyorum evdeki yanlızlığı… Rahatlıyorum… Sesli sesli düşünüyorum… Kendimle konuşuyorum… Çok güzel oluyor. Rahatlıyorum… Düşünsene ilkin bana sıkıcı gelen evde tek başınalık böyle düşününce bana özgürlük gibi geldi… Düşüncelerimi, hiç ama hiçbir zaman sesli dile getiremeyeceğim düşüncelerimi sesli sesli dile getirebiliyorum… İstediğim gibi kendime, başkalarına kızabiliyorum… Ne güzel ya… İnsanın düşünmesi hayal edebilmesi ne güzel… Eğer sevdiklerimi hayal etme özgürlüğünden mahrum kalsaydım çok zor olurdu hayat… Sevdiklerime dair hayaller kuramasaydım böyle bir durumdan nasıl kurtulurdum?... Düşünsene gözlerimi kapatıyorum annemin dizlerinde başım… Gözlerimi kapatıyorum sevdiğim yerlerde dolaşabiliyorum… Gözlerimi kapatıyorum sevdiklerimle istediğim mekanda olabiliyorum… Ne büyük nimet değil mi?”


O: “ Bilmiyorum, öyle geliyor sen anlatınca… Boğazımda düğüm var şu an… Benim hayalimin uğradığı yerler hep yalnızlığa nedense. Sevdiklerim yok oralarda. Gözlerimi kapattığımda, sallanan bir sandalyedeyim, tek ses, ağır gıcırtılar… Denize ya da yeşile manzarası olan bir evin ikinci katı burası. Yer yer vernikleri kabuklanıp kalkmış büyük bir ahşap pencerenin eşiğinde sandalyem. İçimdeki ağırlık sandalyenin de yükünü artırmış… Gıcırtılar o sebepten boğuk… güzelim kitaplar okuyorum, orda insanın yürek dargınlıklarını seslerine ne de güzel yakıştırmış… Onlar böyle güzel anlattıkça ben hafifliyorum sanki. İnsanın gönlüne inşirah üfleyen Tanrısal bir şeyler var burada… Öyle duruluyor ki beynim… Dayanamıyorum bu kadar hafifliğe. Giderek artan bir heyecan kaplıyor bedenimi. Kalbimin genişlemesi göğüs kafesimi sıkıştırıyor! Sonra bu heyecanın verdiği dayanılmaz ağrı göğsümü çatlatıyor ve ölüyorum oracıkta… Kitap sol yanıma düşen elimin arasından kayıyor… Üç kısa gıcırtı sesi daha… Her yer sessizliğe gömülüyor sonra. Ve mutlu SON”


BEN: “Hoş geldin.”

O: “Nereye?”

BEN: “Ruhuma… Aklıma… Gönlüme… Hayatıma… Yeni yıla… Hoş geldin, hoş kal”

O: “Nasıl tesadüf etmiş gerçekten…”

Ben : “Tevafuk…”

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
canan
2964 gün önce
mükemmel bir yazı tebrik ederim
Yazarın Diğer Yazıları
1913 gün önce
1981 gün önce
2161 gün önce
2250 gün önce
2254 gün önce
2499 gün önce
2634 gün önce
2718 gün önce
2723 gün önce
2725 gün önce
2758 gün önce
2908 gün önce
2933 gün önce
3005 gün önce
3048 gün önce
3063 gün önce
3157 gün önce
3170 gün önce
3190 gün önce
3241 gün önce
3262 gün önce
3276 gün önce
3288 gün önce
3304 gün önce
3323 gün önce
3337 gün önce
3359 gün önce
3367 gün önce
3386 gün önce
3392 gün önce
3422 gün önce
3457 gün önce
3465 gün önce
3472 gün önce
3477 gün önce
3483 gün önce
3503 gün önce




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=