Akşam saatlerinde babam radyoyu açardı kısa dalgadan ve can kulağıyla beklerdik Kawîs Axa, Kirapêtê Xaço, Şeroê Biro gibi dengbêleri dinlemek için.
Yaz aylarında, her tarafı rengârenk çiçeklerle bezenen evimizin önündeki tepeye giderdik Erivan radyosundan dengbêjleri dinlemek için.
Şimdi ne zaman bir sıtran dinlesem o kedersiz çocukluk günlerime giderim hayal dünyamda ve hiç unutmadığım anılarım gelir aklıma. O dönem kimsenin arabası yoktu yaşadığımız köyde ve babam en güzel atlara binerdi.
Onun içindir şimdilerde artık filmlerde izlemekten başka şansımız kalmadan ne güzel bir at görsem, aklımda usta şair Nazım’ın ‘O iyi insanlar, o güzel atlara binip gittiler’ dizeleri gelir.
Hiç unutmam bir gün babam, sabahın erken saatlerinde atına binip şimşek gibi uzaklaşarak gitmişti. Akşam olduğunda büyük bir heyecanla babamın radyosunu gizlice alıp evimizin önündeki tepeye gitmiştim stranları dinlemek için.
Ve bugün bir kez daha iyi anlayabiliyorum anadilimi konuşabilmenin ne kadar değerli olduğunu, ekranlarda Zarok TV’yi gördüğümde.
Geçenlerde televizyon kanallarına bakarken bir anda Zarok TV gözüme ilişti. Zarok TV’yi ekranda görünce bir taraftan çocukluğumu hatırlayarak eski günlerime gidip yoğunlaşarak duygulandım, bir yandan da mutluluktan gözlerim nemlendi adeta çocuklarımın en az benden daha şanslı olduğunu düşünerek.
Şu anda ulusla yayın yapan Kürtçe ‘çizgi film’ (Filmên Karton) kanalı olan Zarok TV’yi Batmanlı genç iş adamı Behçet Sevim’in açtığını öğrendim.
Ve Behçet Sevim ile Zarok TV’yi konuştuk. Gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi keyifle okuyacağınızı ümit ediyorum.
Neden Zarok (çocuk) TV?
Çocuk kanalı hepimiz için, bütün Kürt’ler için farz bir şeydi. Çünkü ciddi bir eksiklik vardı. 90 yıllık cumhuriyette bu 7-8 yıllık karton filmlerin (çizgi filmler) yaptığı asimilasyon yerine ulaşamadı. Göç oldu; Kürtler yerinden yurdundan olmak zorunda kaldı ama asimile edilemediler. Metropollere gittiler dillerini unutmadılar. Ama son bu 8 yıllık karton filmlerin, çocuk kanallarının yaptığı asimilasyonu yapamadılar. Son 8 yıllık süreçte karton filmler bütün evlerde yaşayan Kürt çocuklarına kendi ana dillerini unutturmayı başardı. Bunun için Zarok TV’yi açma gereği duyduk.
Zarok TV için ne gibi beklenti veya düşünceleriniz var?
Öncelikli olarak bu alandaki açığı ve eksikliği gördüğümüz için Zarok TV’yi açma gereği duyduk. Biz bu konularda elbette ki ticari düşünmüyoruz. Zaten şu anda para harcıyoruz bu çalışmalar için. En önemli beklentimiz kendi çocuklarımıza anadillerini öğretmek ve onlara dil anlamına en doğru hizmeti sunmaktır. Bu bizim için dünyanın en değerli şeyidir ve pahası para ile hiçbir zaman biçilmez. Çünkü bir halkın dili toprağı kadar kutsaldır. Hatta toprak işgal edilirse geri alınabilir ama dil unutulunca, yok olunca tekrar öğrenmek ve öğretmek çok zor bir durumdur.
Daha önce ülkemizde ilk Kürtçe yayın yapan TV’yi de sanırım siz açmıştınız. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Daha önce Denge TV’yi açtık. Denge TV’yi ilk açtığımız zaman Türkiye’de Kürtçe yayın yapan kanal yoktu. Denge TV Türkiye’de Kürtçe yayın yapan kanalların önünü açtı ve halen yayın hayatını sürdürüyor.
Anlaşılan siz yayıncılık bağlamında Kürt dili için ciddi anlamda mücadele veriyorsunuz. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
Bugün her Kürt gibi biz de kendi kültürümüzü, kendi dilimizle anlatmaya çalışıyoruz. Kimi Rojava ve Şengal’de direnerek. Kimi federal Kürdistan’da mücadele ederek. Yani herkes bir şekilde mücadele veriyor. Kürtçe dili üzerinde medyada da bize bu görev düştü. Bizde Kürt olarak üzerimize düşeni yapıyoruz, gücümüz var olduğu sürece de yapmaya devam edeceğiz. Biz de Kürtçe yayın yapan bazı medya grupları gibi ticari amaçlı düşünüp metropollere çekilip ekonomik anlamda daha da güçlü duruma gelmek için bir girişimin içine girebilirdik. Ama biz kendimizi dil anlamında halkımıza karşı borçlu hissettiğimiz için bunu yapmadık, kesinlikle yapmacağız da. Bizim için dilimize hizmet etmek onursal bir durma biçimidir.
Bundan sonra ne gibi projeleriniz var?
Bizim Kürt medyası ile ilgili yeni projelerimiz var. İnşallah bunları da bir bir hayata geçireceğiz. Daha çok haber ve araştırmaya yönelik projelerimiz hayata geçecek.
Kürt çocukları için Zarok TV neyi ifade ediyor?
Zork TV, bugün bir bebek için anne sütü ne kadar hayati bir durum taşıyorsa aynı durumla neredeyse denktir. Hatta bir bebek başka sütlerle de beslenebilir ama dil çok farklıdır. Unutulduğu ya da öğrenilmediği zaman yok olup gider. Onun için çocukların küçük yaşta anadillerini mutlaka öğrenmesi gerekir. Bu yapılmadığı zaman bir halkın yok olması kaçınılmazdır ve en tehlikeli kıyım projesidir.
Kürt anne ve babalara ne gibi bir mesajınız var?
Anne ve babalardan tek ricamız olabildiğince çocuklarının kendi anadillerini öğrenmesi için Zarok TV’yi sürekli evlerinde açık bıraksınlar. | Civan Değer
Lütfen bekleyin..












