İnsan Haklar Derneği (İHD) Batman Şubesi tarafından her hafta aralıksız olarak devam eden ‘Kayıplar bulunsun failler yargılansın’ eyleminin 322. haftası geride kaldı. Hazırlanan basın açıklamasını Şube Başkanı Av. Mehmet Bağatır tarafından okudu. “İnsan Hakları savunucuları ile Kayıp yakınlarının “Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın” şiarıyla her hafta Cumartesi günleri düzenlediğimiz etkinliğimizin 322.Haftasında yine birlikteyiz” diyen Başkan Bağatır: “İnsan Hakları Derneği olarak, 1 Haziran 1995 tarihinde “Kayıp İnsanlar Kampanyası”nı Başlatırken, hukukun üstünlüğü ve demokrasinin önemine dikkat çekiyordur. Demokratik Hukuk devletinde zorla insan kaybedilmeler, gözaltında ölümler ve sokak ortasında işlenen ‘faili meçhul’ cinayetlerle meydana gelen yaşam hakkı ihlalleri kabul edilemez.
SORUŞTURMALAR SEMBOLİK OLARAK AÇILMIŞ
Asgari düzeyde hukukun ve işleyişin olduğu bir ülkede temel insan haklarından olan yaşam hakkı ihlali söz konusu olduğunda, gecikmeksizin olay ilgili olarak Yargı makamlarınca soruşturma açılır 24 ile 48 saat içerisinde delillere ulaşmaya çalışılır ve başlatılan etkin bir soruşturmayla olay açıklığa kavuşturulurken açılacak kamu davasındaki yargılama nihayetinde olayın failleri en ağır biçimde cezalandırılır. Ülkemizde yüzlerce zorla kaybedilme, gözaltında ölüm ve binlerce faili meçhul cinayetlerle yaşam hakkı ihlali söz konusu olduğunda yargısal kurumların tutumu yaklaşımı ne olmuş?. Olaylarla ilgili olarak Türk yargı makamlarınca sembolik düzeyde soruşturmalar açılmış ise de; etkin bir soruşturma yürütülemediğinden kaybedilen insanların akıbeti aydınlığa kavuşturulamamış ve faillerin cezalandırılması mümkün olmamıştır. Zorla kaybettirilme ve’ faili meçhul’ cinayetlerle insan katledilme durumlarında fail ve azmettirenlerden hukuk mercileri önünde hesap sorulamaması yada hesap sorulmak istenmesi bu ülkenin toplum ve hukuk tarihinde kara bir leke olarak yer almış ve yer almaya devam etmektedir. İdari ve Yargı makamlarında oturan yetkililer bu hukuk ayıbını omuzlarında taşıdıkları sürece İnsan hakları savunucuları olarak bu insanlık ayıbı yüzlerine haykırmak da daima görevimiz olacaktır. Olayların failleri ve sorumluları yargı mercileri önünde kendilerinden hesap sorulmadan mevcut hukuki düzenlemeler dahilinde zamanaşımıyla kurtulacaklarını düşünmeye devam etsinler. Unutulmasın ki; ‘faili meçhul’ ile işlenen cinayetler ve zorla kaybedilen insanlar da unutulacaklardır. Yaşanılan yaşam hakkı ihlali sivil savunmasız insanlara karşı işlenmiş ve bu tür suçlar savaş halinde bile olsa uluslar arası sözleşmelere göre insanlığa karşı işlenmiş suç olarak kabul edilmekte ve tanınmaktadır.
100 YIL DAHİ GEÇSE ZAMAN AŞIMI OLMAZ
Savaş durumunda dahi olsa, insanlığa karşı işlenmiş suçlar üzerinden 100 yıl dahi geçse zaman aşımı olmaz ve faillerinden ve sorumlularından hesap sorulmaya devam edilir. Bu ülkede 1915 yılında Anadolu’nun kadim haklarından olan Ermeni Halkına karşı dönemin İttihat Terakki yönetimi ve çeteleri tarafından soykırım suçu işlenmiştir. Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşme, 1948 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca 260 A (III) Sayılı Kararıyla kabul edilmiştir.
SOYKIRIM SUÇU TEŞKİL ETMEKTEDİR
Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşmesinin 2.Maddesinde tanımlandığı gibi; ‘Ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu, kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen aşağıdaki fiillerden her hangi biri, soykırım suçunu oluşturur; a)Gruba mensup olanların öldürülmesi, b)Grubun mensuplarına ciddi suretle bedensel veya zihinsel zarar verilmesi, c)Grubun bütünüyle veya kısmen, fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak yaşam şartlarını değiştirmek… İlkerlerine göre, soykırım suçunu teşkil etmektedir. Aradan 100 yıl geçse bile insanlığa karşı işlenmiş suçlardan olan soykırımın hesabı soruluyor sorulmaya devam olunacaktır. Muktedirlerce geçmişte işlenmiş suçların hesabı verilmediği içindir ki suç halkasına yeni suçlar eklenmekte özlemi çekilen güven içinde demokratik bir toplum ülke olma idealine ulaşılamamaktadır. İnsanlığa karşı suç işleme, suç işlenmiş ise; suçunu tanı, mağdurlardan af dile ve mağduriyetleri tazmin et!” ifadelerine yer verdi. | Haber Merkezi
Lütfen bekleyin..












