Lütfen bekleyin..
Güzelim memlekette uzun yıllardır altyapılardan futbolcuları yetiştirip, profesyonel takımlara gönderememenin sıkıntıları yaşanıyor. Sadece bir kaç kurum takımımızda bulunan altyapılarda, önemli eksikliklerin olmasından dolayı kulüpler ve futbolcular istenilen seviyeye gelemiyorlar. Peki neden futbolcu yetiştiremiyor kurum takımlarımız?
Özellikle Petrolspor, Teiaş ve Tüpraş spor gibi maddi yönden güçlü kurum takımlarının, yönetimsel anlamda birçok eksiğinin olduğunu bariz bir şekilde görmekteyiz. Bu konuda her nedense en az eleştirilen kişiler kulüp başkanları ve yöneticileri oluyor. Oysa ismini saydığım kurum takımlarımızın alt yapılarındaki düşüşün veya profesyonel takımlara giden futbolcuların yok denecek kadar az olmasının en büyük sorumluları kulüp yönetimleridir. Neden mi? Çünkü alt yapı takımlarında kazandıkları üç beş kupayla her şeyi başardıklarını sanıyorlar! Siz bu işi biliyorsunuz diye kendilerine ithamlarda bulunan üç beş kör destekçinin lafına kanıyorlar!
Kurum takımlarımızın başındaki yönetimlerin iyi niyetli, beyefendi, üniversite mezunu, çalıştıkları kurumlarda müdürlük pozisyonlarında olmaları farklı bir konu. Sonuna kadar bulundukları makama saygı duyarım. Fakat bu durum futbolu veya futboldan anladıkları anlamına gelmiyor. Sizler asıl eksikleri görmeden, altyapı takımlarınızın başına Jose Mourinho'yu getirseniz ne yazar! Her şeyi futbolcuya eşofman takımı, krampon ve yemek verip, sıcak su ile duş almalarını sağlayarak hallettiğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bunlar bir futbol takımının olmazsa olmazları zaten. Evvela alt yapı takımlarımızın başına futbolun içinden gelmiş, deneyimli, geçmişinde başarılar olan futbol kamuoyunun takdirini kazanmış koordinatör konumunda olacak kişileri getirmemiz lazım. Şimdi kalkıp da bizde altyapı sorumluları var diyebilirsiniz. Sonuçta olsa bile mutlaka kurum çalışanlardan biridir. Mümkünse kurumun içinden olan birilerine bu tür önemli görevleri vermeyin. Kurum çalışanı oldu mu rahat çalışma ortamı bulamaz veya radikal kararları alabilme inisiyatifini kullanma konusunda sıkıntı yaşayacaktır. Saydığım nitelikte olan kişilerin kurumların dışında olduğunun farkına varmalısınız.
Takımlarımızın bir diğer eksikliği de kaleci antrenörlerinin olmayışı. Kurum takımlarımızın alt yapılarında onlarca kaleci var ama tek bir kaleci antrenörü yok. Anlayacağınız genç kaleciler Allah'a emanet! Peki bu çocuklara yazık değil mi?
Fizik olarak iyi, yetenek olarak üst düzeyde kaleciler vardır alt yapılarda. Fakat bunun yanında eksiklikleri de vardır mutlaka. O eksik taraflarının giderilmesi için eğitimini alacağı kaleci antrenörünün olmayışı bir zaman sonra yetenekli kalecilerin yok oluşuna neden oluyor. Sonrada neden bu memlekette kaleci yetişmiyor diye söyleniyoruz. Bir kaç sezon öncesine kadar koca Petrolspor'un 3. kalecisi bile dışarıdan transfer edilmişti. Büyük ihtimalle bu sezonda öyle olacak. Her ne olursa olsun kaleci antrenörünün kalecilere verdiği verimi, teknik adam konumundaki hocalarımız veremez.
Tecrübeli ve ciddi anlamda kendine masörlüğü meslek edinip de, eğitimini almış masörlerin de olmaması çok büyük eksiklik. Genelde bizim memlekette malzemeci arkadaşlardan masör yaratılmaya çalışılıyor! El insaf beyler. Son bilmem kaç yıldır profesyonel liglerde tek takımımız olan Petrolspor'da doğrudan oynayan kaç futbolcunuz var? Batman dışında futbol hayatını sürdürüp de doğrudan 11'de oynayan kaç futbolcunuz var? Biraz düşünün bu tablo kimin eseri?
Bütçelerimiz kısıtlı, genel müdürlüklerden gerekli desteği göremiyoruz diyorsanız, o halde çıkıp yerel gazetelere açıklama yaparsınız. O vakit bende eyvallah deyip bu tür eleştirileri yapmam-ki benden başkası da yapmaz zaten. Altyapı yönetimi bambaşka bir iş. Altyapı uzmanlık gerektiriyor. Altyapı koordinatörü, kaleci antrenörü ve masör mutlaka olmalı. Futbolcuların gelişimi için bütün şartlar oluşmalı. O zaman teknik adamlarınızın da işleri kolaylaşır. Krampona, anorağa, ulaşıma, kaleciye ve sağlık malzemelerine ayıracakları zamanı takıma ayırırlar. Bunlar olduğu zaman başarı gelecektir ve profesyonel liglerde oynayan futbolcularınızı izlemenin keyfini ve gururunu yaşarsınız. Saha ve tesis sorunu ayrı bir eksiklik. Petrolspor hariç diğer takımların doğru düzgün idman yapacakları sahaları bile yok. Tüpraşspor bugün bile 20 sene evvel yapılmış ve şuan engebeli bir biçimde toprak halini almış bir sahada idmanlarını yapıyor. Futbolcuların idmandan sonra belli bir süre dinlenebilecekleri, yaptıkları idmanın yorgunluğunu atabilecekleri bir yatakları yok. Şartlar böyle olunca iyi futbolcuların yetişecek olması hayalden öteye gitmez.
Kurum takımlarımızın başında bulunan yönetimlerin, gençlere ve altyapılara önem verdiklerini burada inkar etmiyorum. Ellerinden gelen gayreti gösterdiklerinden şüphem yok. Hepsinin birer beyefendi ve centilmenliğe önem veren kişilikler oldukları da ben dahil herkesçe bilinir. Fakat biraz daha profesyonelleşmelerini, onun bunun iki güzel lafına kanmamalarını, ellerini biraz daha taşın altına koymalarını ve eksikliklerin farkına varıp doğrusu neyse onu yapmaları en büyük arzumuz ve isteğimiz.
Son olarak şunu belirtmek isterim. Kurum takımlarının başında bulunan başkanları şahsen tanırım ama hiç bir samimiyetim yoktur. Kendileriyle herhangi bir problemim veya sorunumda yok. Yıllardır futbolun içinde olan ve eksiklikleri çok iyi bilen biri olarak buradan sadece olması veya olmaması gerekenleri yazıyorum. Bu yazıyı iyi okuyup, iyi anlamanızı ve sadece bir eleştiri olarak algılamanızı isterim.
Kalın sağlıcakla...