Lütfen bekleyin..

Mehmet Bozkurt

“Bir tek kurtuluş var. O da Devrim”

20 Mayıs 2014, 17:21 - Okunma: 2666

Hepimiz onu ‘Çirkin Kral’ lakabıyla tanıyoruz. Yılmaz Güney, cezaevinden kaçarak, yurt dışına çıkıp, vatandaşlıktan çıkarıldığı günlerde bir film çekimi esnasında sarf ettiği sözler, bugünleri adeta görür gibiydi.

Hepimizin hayalini süsleyen, kahramanlaşmış ender kişilerden biriydi Yılmaz Güney…1 Nisan 1937 Adana’da dünyaya geldi. 9 Eylül 1984 yılında da 47 yaşında yaşama gözlerini yumdu. 

Yılmaz Güney, gerçek soyadını anlatırken; kendi ifadesine göre, Pütün kırılması zor sert meyve çekirdeği demekmiş. 1937 yılında, topraksız bir köylü ailenin iki çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Babası Siverekli ve annesi Vartoludur. Kendisi Adana'da büyümüş ve Adana birçok filmine konu olmuştur. Adana'da bir süre Kemal ve And Film şirketlerinin bölge temsilcisi olarak çalıştı. Üniversite okumak üzere İstanbul'a gitti ve Atıf Yılmaz ile tanıştı. Bu süreçte bir yandan da hikâyeler yazıyordu. Daha sonra Atıf Yılmaz'ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başladı. Yılmaz Güney, 1959 yılında Atıf Yılmaz'ın yönetmenliğini yaptığı Bu Vatanın Çocukları ve Alageyik isimli filmlerin hem senaryosunu yazar hem de filmlerde rol aldı ve oynadı. Yılmaz Güney, 1972 yılında "devrimcilere yardım ve yataklık yaptığı" gerekçesiyle 2 yıl hapse ve sürgüne mahkûm edildi. Yılmaz Güney içeride kaldığı süre boyunca sinema ve sanat ile ilgili fikirlerini; şiir ve öykülerini o dönemde çıkarmaya başladığı Güney dergisinde yayınlandı. 1974'te cezaevinden çıktı. İki yıldan fazla cezaevinde kalan Yılmaz Güney aynı yıl Arkadaş filmini çekti. Yine aynı yıl Endişe adlı filmi çekerken Yumurtalık ilçesindeki bir gazinoda ilçe yargıcı Sefa Mutlu'yu öldürmekten tutuklandı ve 25 Ekim'de Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan yargılamaların sonucu 13 Temmuz 1976'da 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Beş yıl hapis yattıktan sonra 9 ekim 1981 tarihinde izinli olarak çıktığı Isparta Yarı Açık Cezaevinden yurtdışına firar etti.

Yurt dışına kaçtıktan sonra Fransa'da Duvar filmini çektiği esnada yaptığı konuşması beni gerçekten çok etkiledi.

Güney, sanki o yıllarda Türkiye’nin ve Batman’ın geleceğini görür gibiydi. İşte Duvar filminde konuştuğu sözleri:

Ben bir kavga adamıyım.

“İsteğimiz zaman cezaevinden kaçarım” dedim, “zamanı bekliyorum” dedim, “zamanı geldi hapishaneden kaçtım”, “ceza evinden kaçtım Türkiye’den kaçmadım!” 

Hedefimiz nedir biliyor musunuz arkadaşlar!

Hedefimiz Türkiye’ye gitmektir.

Türkiye’de insanlara özellikle sizin gibi genç insanlara çok iyi yaşama koşullarının hazırlanabileceği bir ortam eğer ortam, eğer ortam hazırlanmazsa siz orada ne olursunuz biliyor musunuz?

Gangster olursunuz!

Kabadayılık hastalığına tutulup hapishanelere düşersiniz.

20 sene, 30 sene kiminiz ölür, kiminiz kurşunlara dizilir.

Kiminiz bir kadına hasta olur, orda bilmem genel evin önünde, barın önünde vurulur, 

Kiminiz esrar kaçakçısı, kiminiz, sigara kaçakçısı olarak kaldırımlarda ölürsünüz.

Yok, bir tek kurtuluş var.

Devrim

O günden bu güne ne değişti. 

Gangsterler daha modern bir isim yaparak elit tabakadaki yerini aldı,

Kabadayılık modernleşerek günümüz ortamına ayak uydurdu,

Yalnız, bar önünde yine vurulanlar olmaya devam etti, esrar kaçakçıları arttı, sigara kaçakçıları arttı. 

En büyük devrim, sadece modern hayata modern isimlerle geçildi. Olan yine bizim insanımıza oldu.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
3407 gün önce
4075 gün önce
4330 gün önce
4336 gün önce
4384 gün önce
4387 gün önce




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=