Lütfen bekleyin..

Şefik SEVİM

28 ŞUBAT…

25 Şubat 2018, 12:26 - Okunma: 1590

Şair İsmet Özel’in gördüğü gibi sadece takvimlerden bir yaprak olarak görülmemesi gereken bir gün…

Halk iradesinin işlevsizleştirildiği süreç…

Egemenlerin tekebbürlerinin tavan yaptığı bir dönem…

Ülke kaynaklarının “layüs’el” rantiyecilere peşkeş çekildiği günler… 

Ülkede “insana hayata ve eşyaya karşı ben sorumluyum” endişesini taşıyıp, dik duruşu ibadet bilen her bir ferdin yara aldığı dönem… 

Cuntacı firavunların beşeri hesaplarının ayniliğini izharı…

Çatık kaşlar, şapkalar, üniformalar. Kirlenmiş cübbeleriyle hukuk müdafi beşeri fişlenmeler. Kurt kapanları, tuzaklar…

İlahi bir incelikle örülmüş, saf dünyalarına halel getirmesin diye çocuklarımıza anlatmakta yer yer tereddüt edebileceğimiz ama bir şekilde tarihin hakkaniyeti seslendiren damarından hissedecekleri zemheri süreçlerin belki de son halkası olarak temenni ettiğimiz tarih…

Hakikati inkâr etme” zihin yapısı üzerine kurulu bir dünyayı “öteki” kabul ettikleri herkese dayatma hesaplarının meşru gerekçelere dayandırıldığı bir süreç… 

Özgürlük teraneleriyle, yıllardır cilalanmış söylemlerle kitleleri manipüle etmede mahir kimi sendikaların, STK ’ların, partilerin, İslami şiarlara karşı bir süreci provoke eden bir ruh haliyle alkışlama yarışına girdikleri talihsiz bir tarih dilimi…

“Kendilerini ülkenin “tek meşru sahipleri” görme iddiasında olan güç odaklarının ülke insanını tek tipleştirme hesaplarının yaygınlık kazandığı tarihsel bir kırılma

Dağdakinin bağdakini kovma” cüretinin sergilendiği dönem..

Andıç kültürüyle müşerref (!) olduğumuz, sermayenin renklendirilerek kategorize edildiği, linç edildiği talihsiz bir süreç… 

Allah’ın muradına uygun bir yaşam endişesiyle okumayı, düşünmeyi, üretmeyi hedefleyen çabaların ve imkânların önüne set çekilen soğuk günler...

Unutulmamalı ki, toplumsal yaşamda gayr-ı tabii süreçlerde muhteris ruhlar, sindirmek istedikleri yığınları süreç içerisinde tebaalaştırıp nesneleştirerek, kendi nefsani imparatorluklarını tahkimleştirmeyi başarabilmektedirler…

İslami değer / dinamik ve sembolleri / şiarları yıpratma merkezli uygun figürlerin ve şarlatanların üretildiği süreç…

Nevzuhur figürler üzerinden değerlerimizin aşındırıldığı, ölçü tanımaz dezenformasyonun tahammül sınırlarını zorlayan sistematik haber akışının ekranlarda uçuştuğu zemheri bir kış günü...

İffetli kızlarımıza reva görülen onursuz ikna odaları mantığının müsebbibi süreç…

İnancını ve kutsallarını kuşatabilme iradesini gösteremeyen Müslümanların ehlileşmesini tetikleyen riskli bir zeminin arka planı…

28 Şubat, çağdaş bir reconguista’dır. *

Binaenaleyh:28 şubat beşer ürünü bir süreç... beşeri kararlar… beşeri hesaplar… on iki yıl sonra  “Ergenekon” bir ürün olarak kokuverdi.28 şubattaki ihanet zemini  daha sonra 15 Temmuz hain darbe girişimini doğurdu

Her hesabın üstünde bir hesap vardır… Her kaderin üstünde bir kader vardır… Allah Büyüktür…  

*Reconguista: Endülüs döneminde İber Yarımadasındaki Müslümanların varlıklarını ortadan kaldırmaya yönelik amaç ve çabaların adıdır. “Yeniden Fetih” anlamına gelir. Rivayet o ki; Endülüste sokakta yürüyen Müslümanların yüzü kontrol edilirdi. Temiz ise “abdestli olduğuna kani olunur” engizisyon mahkemesinde idama mahkûm edilirdi.  28 Şubatta da siyasetçisinden kebapçısına her kesimden Müslümanın fişlendiği, İşten atıldığı, sürüldüğü, tutuklandığı, hicret ettirildiği bir dönüm olmuş olması itibariyle bu uygulamayla örtüşmektedir.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
2143 gün önce
2771 gün önce
2890 gün önce
2903 gün önce
2911 gün önce
2917 gün önce
2931 gün önce
2938 gün önce
2945 gün önce
2952 gün önce
2966 gün önce
2974 gün önce
2987 gün önce
2994 gün önce




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=