Lütfen bekleyin..
Milli Eğitim Bakanlığı Batman’a yapmadığı kadar okul yaptı. Okul yaptı yapmasına da okullara çocuklarını gönderen aileler ikili eğitim sisteminden yana dertli. Her bir sınıfta en fazla 20 kişilik eğitim verilebilinirken, maalesef bir de ikili eğitim sıkıntısı çıktı karşımıza…
Kanun koyucular kendi kafalarına göre yaptıkları yasaların zamanla ne denli hatalı olduğunu ve ne gibi zararlar getirdiğini daha önce de görmüştük. Örneğin geçmiş yıllarda yeşil kartlılara verilen ücretsiz ilaçların devlete ne kadar külfet getirdiğini bilmeyenimiz yok gibidir. O kanunu da yapan yine aynı kişilerdi. Kanun yapıcılar akademik kariyere sahip kişiler olduğundan vatandaşın onlardan bir adım önde olduğunu görmezler hiçbir zaman. Her ne kadar da kanunları yazıp çizseler dahi, vatandaş yine bir kulpunu bulur kendini kurtarır. Hırsız örneğinde olduğu gibi.. hırsızlar kanun koyuculardan her zaman bir adım önde hareket ediyorlar. Her ne kadar okul okumamış olsalar dahi, akademik unvana sahip kişileri her seferinde alt edebilecek bir zekaya sahip oldukları aşikar.
Zaten Türkiye’de önce bir ‘Deneme & Yanılma’ metodu uygulanır. Ya tutarsa denilir. Tutarsa devam edilir, tutmazsa, STK’lar olumsuzlukları bulur. Bunun eksileri artılarından fazla gelirse de bu kez kanun yeniden değiştirilir.
Geçmiş yıllarda bunun örneklerini çok gördük. (Hatta rahmetle anıyoruz) Batman Barosu Eski Başkanlarından Zekeriya Aydın döneminde yapılan teklifler bölgenin durumu göz önünde bulundurularak yeniden yapılandırılmıştı.
Birkaç “akıllı” bir araya gelerek saçma sapan bir kanun çıkarıyor ve bunlara da kimse itiraz etmiyor.
BİR ANNE EN AZ 4 DEFA OKULU GÖRECEK
Gelelim Batman’daki ikili eğitimin olumsuzluklarına;
Anneler diyor ki; İlkokula yeni başlayan çocuğumuzu iki defa okula nasıl okula götürüp getireceğiz. Eve yemek mi yapalım. Çocukların giyimi ile mi uğraşalım. Onları öğle arası götürüp tekrar okula mı götürelim. Bir de okul servisleri bir okula 4 kez gidip gelmeyecektir. Bunun için de ayrı bir külfet çıkacak velilere. Hem sabah götür, öğle civarında tekrar getir. Öğleden sonra tekrar götür ve tekrar getir.
Çocuk okuldan sıkılacak.
Çocuk okuldan bıkacak.
Aileler okuldan nefret edecek.
Madem öğrenci azlığı var. Her sınıfa 20 öğrenci koyun hem öğrenciler dershane ortamında olan eğitimi almış olacak hem de günde tek öğün okula gitmiş olacak. Bu sıkıntıyı ancak (özel değil) normal devlet okuluna çocuğunu gönderen; doktor, avukat, mühendis, öğretmen, işçi, memur varsa anlayabilir. Çocuğunu özel okula gönderen; Vali, Paşa, Milli Eğitim Müdürü, diğer müdürler anlamaz!
Onların çocukları zaten makam şoförlerine emanet, çocukları okullarına gönderiliyor. Vatandaşı düşünen kimse yok.
Birçok veli (anne) ilkokula göndereceği çocuğunun beslenme çantasıyla mı uğraşsın, onları kaldırıp okula mı götürsün/göndersin yoksa evin işleriyle mi uğraşsın!
Okullarda güvenlik (personeli) yok! Okul çevresinde güvenlik yok. Etraf kameralarla donatılsa ne yazar. Kişi yaptığını yapacak, ettiğini edecek. İş işten geçecek. O zaman ne denecek ‘Olur böyle vakalar, Türk polisi yakalar’
Her ne kadar ‘şakayla karışık, Sadri Alışık’ diyorsak da okullarda, okul çevresinde, okulların eğitiminden tutun da temizlik personeline henüz alınan radikal kararların dört dörtlük olmadığını görebiliyoruz.
Son günlerde okullara bakıyorum da adeta yolgeçen hanına dönmüş, isteyen girip isteyen çıkıyor. Ne bir rehberlik, ne bir danışmanlık yok. Öyle isteyen istediği gibi okullara girip çıkabiliyor mu?
Siz çocuğunuzu okula gönderiyorsunuz fakat içiniz içinizi yiyiyor. Bu çocuk, güvenlik personeli olmadığı için okuldan çıkar mı? Kaybolur mu? Birileri çocuğumu kaçırır mı? Endişesi bir kenara ayrıca sabah saat 08.30 – 11.00 ve 12.00 – 14.00 saatleri arasında okulda kalan çocukların olumsuz yönde etkileneceği yönündeki psikolojilerini hiç düşündünüz mü?
Bu çocuklar sabahtan akşama kadar okulda kalacaklar.
Tüm günleri okulda geçecekler.
Bu çocuklar hiç mi dışarıda oynamayacak, hiç mi aileleriyle görüşemeyecek.
Kanun koyucular her ne kadar bu kanunu koymuşsa da, bölge illerindeki ailelerin durumlarını gözler önüne serecek bir tutum sergilememiş olsa gerek.
Resmi Gazetenin 26 Temmuz 2014 Cumartesi 29072 sayılı sayısında bulunan Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliğinin “ı” bendinde “İkili eğitim: Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında ayrı gruplarla sabah ve öğleden sonra yapılan eğitimi kapsar” diyor. Bölge illerinin bu kapsam dışında tutulması gerektiğine inanıyorum.
Amaç çocukları okulda tutup kaliteli bir eğitim ve faaliyetleri yürütmek midir? Ana sınıfı deniyor, okul öncesi dendi. Bir hafta önce okula başlayan minik ilkokul öğrencilerine eğitim veren öğretmenler, ana sınıf öğretmenlerinin çocuklara doğru dürüst bir eğitim almadıklarını gördükleri söyleniyor. (Bu eğitim mantığıyla kaliteli eğitimi bir rüyamızda bile göremeyiz)
Onun için diyoruz ki,
İkili eğitim yerine tekli eğitim ve her sınıfta en fazla 20-25 kişilik sınıflarda eğitim sistemini bekliyoruz.
Sabahtan öğleden sonraya kalacak eğitim sistemi yerine, bir sabahçı ve öğlenci sistemine geri dönülmesi istiyorum. (ki, yurt dışında bu sabahçı öğlenci sistemi devam ediyor),
Mülkün idare amiri ile milli eğitim müdürü ile ortak yapılacak karar ile bu hayata geçirilebilir.