Lütfen bekleyin..
Şu DSİ sulama kanalı…
DSİ Kanalına verilen su çevreye hayat vermeye başladı.
Her ne kadar kanalın tamamen temizlenmemesinin ardından su verilmiş olsa da, suyun verdiği serinlik kendini gösterdi.
Gerçi suyun altı bulanık, suyun kendisi olduğu gibi…ama neyse…
Okullar tatil oldu.
Birçok okulda, öğrenciler okula gitmiyor.
Sadece Cuma günü karneler alınacak o kadar.
Bu sıcak günlerde çocukları evde tutmak ne mümkün.
Evleri DSİ kanalı civarında olan çocukların durumu daha da vahim.
Anne evde ev işleriyle uğraşırken, baba işi varsa işine yoksa evinde televizyon seyredecek veya internetle haşir neşir olacak.
Çocuğu düşünen kim?
Ne anne baba, ne DSİ, ne devlet…
“DSİ görevimi yaptım” diyerek işin içinden sıyrılma çabası içerisinde.
DSİ “tüm gazetelere sulama kanalına su verdik” diyerek vatandaşları uyardığını sanacak fakat yanılacak.
Önce kendi tedbirini alacaksın ki sonra uyaracaksın!
Tedbir yok, önlem yok. Ben su veriyorum, boğulmayın diyeceksin.
Kanal boyunca onlarca kilometrelik DSİ kanalı çevresinde kesilen, tahrip edilen tel örgüler var.
Delik deşik edilen tellerden; koyun mu desen, hayvan mı desen, kedi mi desen, çocuk mu desen herkes geçebilir. Bunun onlarca kez haberini yaptık. Fakat tınlayan kim?
Allah’a emanet yaşıyoruz.
Ondan sonra kadermiş diyerek işin içinden çıkılacak.
Hatta hatırlanacağı üzere, DSİ ile ilgili birçok haber yapmış, halkın büyük çoğunluğu DSİ kanalının karşısından karşı bölüme geçebilmek için kanal üzerinde bulunan boruların üzerinden okrobatik hareketler yaparak karşıya geçmeye çalıştıklarını gündeme getirmiştik.
Su akıntılıdır,
Su güçlüdür,
Suyun bu gücü karşısında çocukların dayanabileceğini pek zannetmiyorum.
Ayrıca çocuklar serinlemek için kanal çevresine mutlaka gidecek, suya gitmeye çalışacaklardır.
Bununla ilgili çevre halkı ellerinden gelen uyarıları yaparak çocukları kanal çevresinden uzaklaştırmaktadırlar fakat nereye kadar.
Ben DSİ çevresinde sulara girilmesinin tehlikeli olduğuna dair uyarı işareti görmedim. DSİ bence uyarı yazılarından çok çevre halkını bilinçlendirmeye yönelik bir çalışma başlatmalıdır. Halkın bilinçlendirilmesi ve tedbir alması gerekmektedir.
DSİ kanalının çevresi dikenli tellerle örülmüş. Tahrip edilen yerlerin onarılması gerekiyor. Daha kimsenin canı yanmadan.
Bu arada DSİ’nin ve Devletin yapamadığı köprüyü vatandaş kendi arasında bir araya gelerek yapmış. DSİ’den ayrı ayrı yerlere köprü yapılması bekleniyor.
Her ne hikmetse bu yazıyı yazdığım sırada gazetemize bir mail geliyor. DSİ 10. Bölge Müdürlüğünden gelen yazı ekindeki fotoğraflara baktığımda 2010 yılından çekilen fotoğraflar ilgimi daha çok çekiyor. Yaklaşık 5 yıl önce yaptıkları bir faaliyeti anlatmaya çalışıyorlar. 5 yıl önceki uyarı tabelaları doğaya karışmış, çürümüş gitmiş.
Bir de bir yazı yazılarak hedef tahtasından kurtulmaya çalışıyorlar.
Ne yazıyor o yazıda bir bakalım:
“Devlet Su İşleri 10. Bölge Müdürlüğümüz faaliyet alanında bulunan Diyarbakır, Batman, Mardin, Siirt ve Şırnak illerinde bulunan sulama tesislerinde; 2015 yılı sulama sezonunun başlandığı, havaların ısınmaya başlaması ile birlikte serinlemek amacıyla sulama kanalarına, baraj ve göl rezervuarlarına girilmesinin can kaybına yol açabileceği, boğulma olaylarına dikkat çekmek ve gerekli uyarı ile bilgilendirmenin yapılması amacıyla sistemimizde kayıtlı bulunan 4200 kişi ve kurumlara SMS'de gönderilmiştir. Ayrıca konu basın yayım organlarında yayımlanmış, gerek kurumumuzun ilgili personeli ve gerekse Sulama Birliklerinin su dağıtım teknisyenleri arazide ilgililere gerekli uyarı ve bilgilendirme çalışmalarını da yapmışlardır. Yapılan tüm uyarılara rağmen son olarak 31 Mayıs 2015 tarihinde İdaremiz tarafından inşa edilerek işletmeye açılan Devegeçidi Baraj gölünde 19 yaşında bir genç boğularak hayatını kaybetmiştir. Vatandaşlarımızın can güvenliğinin korunması ve üzücü olayların yaşanmaması için söz konusu Sulama Kanallarına, Baraj ve Göletlere girilmemesi, "SUYA GİRMENİN TEHLİKELİ VE YASAK OLDUĞU" uyarılarının vatandaşlarımızca dikkate alınması önemle rica olunur” deniliyor.
Peki bu 4200 kişi ve kurumlar kimler. Kurumun haberi zaten var. Kurumların haberinin olmasına gerek yok ki, önemli olan halka SMS gönderildi mi?
Seçim öncesi her Allah’ın günü ismini, cismini tanımadığım, partisini bile yeni duyduğum kişiden Ankaralı aday adaylarından bana mesaj geliyorsa, neden tüm halka bilgi amaçlı SMS gönderilemiyor anlamak mümkün değil.
Cep telefonlarımıza reklam mesajları yerine, DSİ’den halka uyarı mesajı gönderilsin.
Benden bukka
Ya senden nekka