Lütfen bekleyin..
Zamanında gidilmiyor
Zamanın değerli olup olmadığını gazetecilerden başka kimse bilemez.
Çünkü her bir gazeteci arkadaşımız zamanla yarışıyor ve yarışmaya da devam ediyor. Hazırlanan haberin haber mutfağına gelmesi gerekiyor ki, gazetede vitrininde yerini alabilsin.
Her basın açıklaması yapan kişi kendinden başka gazeteye girecek kişinin olmadığını sanıyor. Bir de sipariş veriliyor ya ben ona yanıyorum.
-Abe iki gözümsün güzel bir yerden ver, hatta manşetten ya da sür manşetten olsun!
Muhabir arkadaşlarımız habere giderken, haber mutfağına gönderilmesi için koşuşturur. Bunun yanı sıra; haberin yazılması, gidilen haberde fotoğrafların çekilmesi, haberin içeriğinin anlaşılması bunların habere çevrilmesi, habere başlık atılması, haberin grafiker arkadaşa gönderilmesi, haberin basım işi her biri zaman alır. Dolayısıyla bir habere gidip gelmek ve o haberin yazılması en az 1 saatini alır muhabirin.
Bir de verilen randevulara zamanında gelinmeme gibi bir durumumuz var. Maalesef randevularımıza riayet etmiyoruz.
Bu hem kendimize hem de karşımızdakine bir hakarettir.
Karşımızdaki kişinin zamanından çalıyoruz, kendimizin de değerini düşürüyoruz.
Muhabir arkadaşlarımızın sıklıkla karşılaştığı sorunların başında randevu saatlerine riayet edilmemesi geliyor.
Söz verildiğinde randevuya sadık kalınmadığı zaman karşınızdaki kişiyi önemsememe gibi bir durum ile karşı karşıya kalınıyor. Karşınızdaki kişiyi önemsediğiniz kadar önemsenirsiniz.
Bir açıklama mı olacak, muhabir arkadaşımız söylenen yere zamanından önce gider fakat;
Ne okunacak basın metni hazırlanmıştır,
Ne metni okuyacak kişi hazırdır,
Ne basın metni için gelecek kişiler hazırdır…
Bir de haberin ‘Manşetten’ verilmesinin istenmesi yok mu?
Birincisi, verdiğiniz zamandan önce sizler orada bulunmayıp muhabir arkadaşlarımızı bekletiyorsunuz, ikincisi karşıdaki insana verdiğiniz değerin, kıymetin önemini gösteriyorsunuz.
Bürokrat kişiliğe sahip kişilerin randevu saatlerine nasıl gidiliyorsa muhabir arkadaşlarımıza verdiğiniz randevu saatlerine de o şekilde sadık kalın.