Lütfen bekleyin..

Ferit TUNÇ

“Türkiye ile Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi İlişkileri” (2000-2010) - (22)

14 Ekim 2014, 17:09 - Okunma: 2981

2007 yılına girerken de Türkiye-Kürdistan Bölgesel Yönetimi’yle ilişkiler gergin geçmeye devam etmiştir. Irak, giderek kargaşa ortamına doğru sürüklenmiş ve ülke iç savaşın eşiğine gelmiştir. Türkiye’ye yönelik PKK saldırılarının artması ile birlikte Ankara, Kürdistan Bölgesine askeri operasyon seçeneğini yeniden gündeme getirmiştir. Ancak bu konuda Türkiye ile ABD arasında bazı sorunlar yaşanmış ve yaşanan bu sorunların Türkiye’nin gerçekleştirmek istediği müdahaleyi engellemiştir. ABD’den istenilen desteğinin alınmaması ile birlikte Türkiye, bu konuda Bağdat yönetimi ile temaslarda bulunmuş ve Kürdistan topraklarında Türkiye’ye yapılan saldırıların engellenmesi için talepte bulunmuştur.

ABD’nin istihbarat paylaşımı konusundaki desteğini yeterli görmeyen Ankara, aynı zamanda askeri destek talebinde bulunmuştur.  23 Ekim’de Bağdat’ta Talabani, Maliki ve Zebari ile görüşen Babacan, Türkiye’nin PKK ile mücadelesi konusunda Irak’ta beklentileri açıklamış ve 6 maddelik talep iletmiş ve bu 6 maddelik talepte şunlar yer almıştır:  PKK’nin Irak’ın topraklarının kullanmasının engellenmesi, PKK’ye lojistik desteğin kesilmesi, PKK’nin tüm faaliyetlerinin durdurulması, PKK’nin harekat kabiliyetinin kısıtlanması ve PKK liderlerinin tutuklanarak Türkiye’ye verilmesi ve kampların kapatılmasıdır. Bu konuda Talabani’den de olumlu açıklamalar gelmiş ve Türkiye’nin PKK’de duyduğu rahatsızlığı anladığını söylemiştir.  Görüşmelerin hemen ardından Erdoğan ve Bush’un bir araya gelerek yaptıkları açıklamada da PKK’nin ortak düşman olduğunu ve bu konuda Türkiye’ye destek verecekleri ilan edilmiştir (5 Kasım).  

Kürdistan Bölgesel Yönetimi bir yandan Türkiye’nin PKK konusunda olası bir müdahale seçeneğinden endişe ederken diğer yandan da Merkezi Hükümet ile anlaşmazlıklara çözüm bulmaya çalışmıştır. Aynı dönemde Bağdat Yönetimi, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin yapmış olduğu petrol anlaşmalarını iptal etmiş, ekonomik olarak Kürdistan Bölgesini zor durumda bırakmıştır. Bağımsız bir taraf olarak petrol anlaşması imzalamasını, merkezi hükümetin bütçesinden yeteri kadar pay alamadığına bağlayan Kürt yönetimi bu durumdan duydukları rahatsızlığı Bağdat yönetimine ifade etmişlerdir.

Bu gelişmeler yaşanırken Türkiye sürekli olarak PKK kaynaklı tehdidin yok edilmesi için Irak’a baskı yapmış ve aksi takdirde kendilerinin müdahale edeceğini açıklamıştır. Buna karşın Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, iç işlere müdahale edilmemesi gerektiğine vurgu yaparak Türkiye’nin askeri operasyonlar konusunda yaptığı açıklamaların rahatsızlık yarattığını ifade etmiştir. Kürdistan Başbakanı Neçirvan Barzani de sürekli olarak Türkiye ve Kürdistan arasında ihtilaf olan konular hakkında açıklamalar yapmış, Kerkük’ün bir Kürt bölgesi olduğunu ve böyle kalacağını belirtmiştir. Ancak en sert söylemler Mesud Barzani’den gelmiştir. Barzani, Türkiye’nin kendi bölgelerinde gerçekleştirebileceği bir operasyonu hukuk dışı saymış ve bu ihtimallerin konuşulmaması gerektiğine vurgu yapmıştır. Ancak bu diplomatik temasların netice vermemesi sonucunda Türkiye, PKK varlığının yoğun olduğu Irak’ın Kürdistan Bölgesi’ne havadan askeri operasyon düzenlemiştir.

Türkiye’den Irak’a, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi lideri Mesud Barzani’nin, Kerkük konusunda yaptığı açıklamalardan rahatsızlık duyulmasıyla nota verilmiş ve notanın verilmesinden bir gün sonra MGK toplanarak Kuzey Irak konusunda somut adımların atılması için harekete geçmiştir. Alınan kararlarda Kuzey Irak’a ve özellikle de Barzani’ye karşı sert tedbirlerin alınması ile ilgili noktalar ön plana çıkmıştır.  Buna göre PKK’ye karşı somut adımlar atması için nota verilen Irak’ın tutumu iki hafta gözden geçirilecek, daha sonra atılan adımların yetersiz olduğu görülürse siyasi baskının arttırılması için üç aşamalı bir plan uygulanacaktı. Bunlar Kuzey Irak’a izin verilen sivil uçuşlar iptal edilecek, ABD ve BM ikna edilerek sınır ötesi operasyona başvurulacaktı. Bu plan birebir uygulanmasa da 2007 yılı sonlarına doğru ABD’nin izin vermesi ile hava operasyonu başlatıldı ve 2008 yılında kara operasyonu ile bu müdahale devam etti. 4 Şubat’ta yapılan hava harekatından sonra 21 Şubat’ta da geniş çaplı bir kara harekatı düzenleyerek Irak’ın kuzeyine üslenmiş PKK kamplarını bombalamıştır.  

Türkiye’nin PKK kamplarına saldırı düzenleyerek bu sorunu çözme arayışına gitmesi yeterli olmamış aynı zamanda PKK’ye toplumsal desteğin de kesilmesi gerektiğinin farkına varmıştır.  PKK ile mücadele süreci devam ederken Kurdistan Bölgesi’yle ilişkilerin geliştirilmesi için de yoğun bir çaba sarf edilmişti. Zaten yapılan bu operasyonlarda ABD-Türkiye-Kuzey İttifakının oluşturulması neticesinde meydana gelmiştir. ABD bu operasyonlarda istihbarat paylaşımında önemli bir rol oynamıştır. Temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye gelen ABD Savunma bakanı Robert Gates “Türkiye’nin kendini savunma hakkı ile Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması arasında denge kurması gerektiğini” belirterek yapılan operasyonun meşruluğuna dikkat çekmiştir. Ayrıca Gates operasyonun yeterli olmayacağını ekonomik ve sosyal önlemlerin de alınması gerektiğine vurgu yaparak operasyonu kısa bir sürede bitmesi talebinde bulunmuştur.  

PKK’nin, Kürdistan Bölgesinde giderek güç kazanması ve bazı PKK’lilerin Barzani’ye bağlı peşmerge gruplarına sığındığı iddiası ile alevlenen tartışmalarda Barzani sürekli olarak, komşu ülkelerin iç işlere karışmaması gerektiği tenkidinde bulunmuştur. PKK’nin bu bölgedeki etkinliğinin artması ile Türkiye bu durumu sınır güvenliğine bir tehdit olarak yorumlamış ve bu hassasiyetleri ABD’ye de ileterek sınır ötesi operasyonlar için destek istemiştir. Böyle bir ortamda ABD’li komutan George Casey, Kürdistan Bölgesine bir ziyaret gerçekleştirmiştir. Casey Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği karargahında, Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesud Barzani ve diğer yetkililerle bir araya gelerek, Türkiye’nin hassasiyetlerini Barzani’ye iletmiştir. 

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
3018 gün önce
3243 gün önce
3438 gün önce
3538 gün önce
3597 gün önce
3821 gün önce
3891 gün önce
3898 gün önce
3961 gün önce
4150 gün önce
4162 gün önce
4185 gün önce
4237 gün önce
4274 gün önce
4275 gün önce
4297 gün önce
4362 gün önce
4460 gün önce




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=