Lütfen bekleyin..
Müslümanın fıtratındandır, mazlumun yanında yer almak. İslam’ın gerekliliklerindendir korkusuzca zulmün üstüne yürümek ve imanın lütfudur doğruları haykırmak.
15 Temmuz gecesi darbe girişimine karşı göğüsleri iman dolu Müslümanlar doldurdu meydanları ve ölümüne zulmün üstüne korkusuzca yürüdüler. Ve böylece darbeyi engelleyip hakikati haykırdılar; ama inanıyorum ki o gecenin kahramanlarından hiçbiri 15 Temmuz sonrası yaşanacak mazlumiyetler için yürümedi ölümün üzerine, zira mazlumiyetler oluşmasın diye dikilmişlerdi zalimin karşısına.
Evet, 15 Temmuz sonrası FETÖ ile mücadele operasyonları yapıldıkça kalpleri iman dolu Müslümanların da hayal kırıklıkları arttı ve hala da artmaya devam ediyor. Oluşan mağduriyetler keyfi hareketler ve gönül kırılmalar…
15 Temmuz öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın FETÖ için hep kullandığı ve hemen hemen herkesçe doğruluğu kabul görülen cümlesi; “altı ibadet, ortası ticaret, tepesi ihanet” iken 15 Temmuz sonrası birden bu üç tabaka da terörist ilan edildi ve operasyonlar başlatıldı. Ama yazık ki ibadet ehliler ihraç edilip içeri atıldılar; ticaretçilerin bir kısmı içeri alınırken (yolunu bulan da çıkıyor) bir kısmı da renk değiştirip işlerine devam ettiler. İhanetçilerin büyük bir bölümüne ise hiçbir şey olmadı, yurt dışına kaçıp keyif sürdüler ve sürdürmeye de devam ediyorlar. Olan yine her zamanki gibi garibana oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da sürekli değindiği ve masum dediği ibadet ehlileri iki darbe birden yedi. Bu darbelerin birincisi FETÖ’den, ikincisini ise devletten yediler. FETÖ’ye kanıp ilk darbeyi yiyen bu grup, devletin kendilerini terörist ilan edip ihraç etmeleri ve içeri atılmalarıyla ilkinden daha da büyük darbe yemiş oldular.
Aslında tabana indirilen bu darbe zamanla anlaşılıyor ve de anlaşılacak ki iman ehlilerine indirilmiş darbedir. Çünkü iman ehliler, 15 Temmuz’da meydana inerken bu tabanın işlerinden, eşlerinden, çocuklarından koparılıp zindanlara atılmaları için değildi. Onlara yanlışlarını gösterip, onları kazanmak için indiler meydana; ama devlet öyle bir darbe indirdi ki bunların gönlünü tekrar kazanmak öyle kolay olacak gibi değil…
Hükümetin bir an önce yapması gereken; mağduriyetleri ve mazlumiyetleri bitirmesidir, eğer illa FETÖ’yle mücadele edecekse ihanetçilerle mücadele etmelidir, renk değiştiren ticaretçilerle mücadele etmelidir, bir dönem hükümetin de FETÖ evlerine teşvik ettiği ve darbeyle hiçbir alakası olmayan ibadetçilere yönelik değil. İslam’da önemli ve öncelikli olan gönüllerin fethidir, toprak ve makam fethi değil.