Lütfen bekleyin..
30 Mart Yerel Seçimlerinin ardından 3 hafta geçti, ne seçim sürecinde ne de seçimin hemen sonrasında yazı kaleme almadım ve almak da istemedim. Çünkü seçim sürecinde hangi parti ve adayla ilgili bir eleştiri kaleme alırsan; sanki o parti ve adayın karşısındaymışsın gibi lanse ettirilir birileri (!) tarafından! Hem Batman’daki kirli siyasetin neyini kaleme alacaktık ki;
Oyları satın alan parti ve adayları mı,
özgür ruhlarının fikriyatını 2-3 bin liraya satan seçmeni mi,
bir ilçede kendi partisine çalışırken bir diğer ilçede sırf yakını meclis üyeliğine aday gösterilmediği için partisine karşı alttan alta çalışan siyasetçileri(!) mi,
parti teşkilatındaki kimilerin sırf bir koltuğa oturmak için adaylarına “göze yakın, gönülde ırak” çalışmalarını mı,
belediyede bana verin genelde partime vermeseniz de olur deyip partisine ihanet eden adayların siyasetini(!) mi,
sorgusuz sualsiz bir şekilde hizmet olmasa da ideoloji kafi deyip memleketine zarar veren seçmeni mi?
Hangisini yazacaktık…
Galiba bunların hepsini yanlış görüp bu zihniyete tepki göstermek amacıyla sandığa gitmeyen seçmeni yazmak gerek; çünkü bu tepki gösteren on binler Batman’ın artık kötü yönetilmesini, halkına değil de koltuğa sevdalı siyasetçileri istemiyor ve böylece sandığa da anlamlı mesaj gönderiyor.
Evet, 30 Mart Yerel Seçimleri yukarıda sıraladığım olumsuzluklarla beraber; gayet sakin, kavgasız-gürültüsüz ve bir o kadar da on binlerce seçmenin partilerine anlamlı mesajlar göndermesiyle son buldu.
Batman’ın iktidar partisi BDP de, Türkiye’nin iktidar partisi AKP de Batman’da ciddi bir düşüş yaşadı ve bu da bana göre bilinçli seçmenin partilerine açık bir mesajıydı. Tabi bu anlamlı mesaj Batman’ın gelecekteki siyaseti için de umut verici olsa gerek…