Lütfen bekleyin..

Ferit TUNÇ

SİYASALLAŞMIŞ BİR YAŞAM

16 Mart 2015, 17:00 - Okunma: 2247

Siyasetin iliklerimize kadar işlendiği bir dönemde yaşadığımız toplum geneli tarafından kabul görülmektedir. Sabah uyandığımızda ilk yaptığımız siyaset haberlerine bakmak olmuşken kahvaltımızı siyaset eşliğinde yapmaktayız. İş yerlerimizde gündemimiz siyaset üzerine şekillenirken, Öğle arası dinlenmelerimizde ve öğle yemeklerinde konuştuğumuz ana konu siyasetin dışına çıkamamaktadır. Akşamları siyaset programlarının sıkı takipçisi olurken, siyaset kulislerini oluşturmaktan başka yaptığımız pek bir şey bulunmamaktadır. Gecemizi de günlük muhasebemizi yapmak yerine yarının gündemi merakıyla sonlandırıyoruz. Siyaset hayatımızda öyle bir yer edinmiş ki, siyasetsiz bir günümüz geçmemekle birlikte her birimiz birer siyaset uzmanı kesilmiş bulunmaktayız. Oysa bireyin asli görevi olarak gördüğüm ve siyaseti de bünyesinde barındıran insani görev ve duyarlılıklarımızı siyaset gündeminden kaynaklı terk etme yolunda olduğumuzu görmekteyim.
Her birimizin siyaset uzmanı kesildiği bu okyanusta geminin dümenini ise her nedense bir türlü elimize geçiremediğimizi ve hatta bırakın geminin dümenini elimize geçirmeyi dümene yön verenlerin bizleri hangi yöne götürdüklerini anlayamamakta olmamız, siyaset uzmanlığımız konusunda kafamda soru işaretleri bırakmakta diyecekken “siyaset” kelimesinin epistemolojisi aklıma gelmekte ve aslında ‘biz siyaset uzmanı halk’ın bu epistemolojiye ne yazık ki uygun düştüğünü görmekteyim. “Siyaset” kelimesinin epistemolojisini hatırlarsak: Arapçadan gelen ‘at eğitimi’ anlamına geldiğini ve at bakıcısı ‘seyis’in de aynı kökenden geldiğini görmekteyiz. Maalesef benzetmem ağır olsa da daha uygun bir benzetme bulamıyorum ve bizler kendimizi siyaset uzmanı birer ‘seyis’ olarak görürken, aslında seyislerin gözlerimize taktıkları gözlüklerin farkında bile değiliz; çünkü siyaseti iliğimize kadar işletenlerin aslında bizleri gerçek hayattan kopardıklarının farkına bir türlü varamıyoruz. Bizler salt ideolojilerle donatılıyorken, insani duyarlılıklarımızdan, insan sevgisinden, gelenek ve kültürümüzden ve en önemlisi de inancımızdan kopartılıp seküler bir yaşamın içine sürüklendiğimizi bizlere takılan gözlüklerden dolayı bir türlü göremiyoruz.
Yazımı yukarıda yaptığım benzetmenin yanlış anlaşılmamasını siz değerli okurlardan arzularken, maksadımın da siyaseti, hayatımızdan kökten atmak olmadığını sadece yaşamımızın her alanına girmesine müsaade etmememiz gerektiğini açıkça belirtmekte yarar görüyorum.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
3034 gün önce
3259 gün önce
3454 gün önce
3553 gün önce
3613 gün önce
3837 gün önce
3907 gün önce
3914 gün önce
3977 gün önce
4166 gün önce
4178 gün önce
4201 gün önce
4253 gün önce
4290 gün önce
4291 gün önce
4313 gün önce
4378 gün önce
4476 gün önce




bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=